Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Kiraz kırmızısıymış dudakların
Al yanakların varmış;
Bunlardan bana ne
Birde gözlerin varmış Kömür karası
Baktığım zaman kalbimdeki ateşi kasıp kavuran
Yüreğimdeki acıyı dindiren
Hiç aklımdan çıkaramadığım gözlerin.
Seneler sonra öğrendim
Kömür karası gözlerinden eser kalmamış
Bakmaya kıyamadığım o gözlerin
Bir şeytanın gözlerine dönüşmüş
Masumluğunu şeffaflığını narinliğini
Kaybetmiş o gözlerin…
~|~Oysa Sen Onlar Gibi Değildin~|~
Oysa sen onlar gibi değildin... Anlar gibiydin.
Zaman aktı geldikleri gibi gitmesini bilen cinslerden. İnsanlar konuştu uzun
uzun ve sık sık. Gözlerim uzun süre gittiğin noktada bakakaldı ayak izlerine.
Kaybolmayan sevgin gibiydi gözlerim yokluğunun aksine.
Uzun zaman geçti.
Sen biteli...
Ve ansızın çekip gideli...
Uzun zaman geçti. Bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar dakikalar. Yavaş aktı
yokluğunu düşündüğüm anlardaki cümlelerim. Ve hiçbir şey diyemeyişim. Yavaştı
zamanın akışı...
Hiç kimseye benzetemediğim yanların içindi sende kalan suskunluğum. Ve en çok seni söylemekti seni sana anlatmaktı doyasıya. Ve her iki cümle arasında hiç kimse olmayışının ifadesini anlatabilmekti her düşüm.
Düşlerimi gerçekleştirdiğim kadar düştüm giderken gözlerinin içinden...
Dakikalar içinde çok fazla öldüm.
Her damla da tekrar tekrar öldüm...
Ve sen beni anlayan gözlerinin aksine
beni tane tane terk ettin kendi içinde...
Ve gittin. Ansızın bittin… Gidişinin ayak izlerinde seni izlerken beni düşürdüğün son umudum geldi gözlerimin önüne...
Anladım. Ben senin için. Hiçbir şey değildim. Hiç kimse de değildim. Son terk
eden hep bendim ayaklar altında kalan göz yaşlarımın ıslaklığında serinleyen
her bir kum tanesiydim...
Ölen bendim... Giden sen...
Oysa sen onlar gibi değildin...
(Alıntı)
Gidenin ardından
Bakakalmak düştü kaderime
Öyle sessizderindenyüreğimden...
Nasıl kendimi yenemediysem sana karşı
Gözlerimi de çekemedim ardınsıra
Ve gülüşlerim çok uzaklarda kaldıo serin sabahlarda...
Puslu havakaranlık bulutlarkısacası herşey hüzün kokuyor buram buram
Şimdi söyle;
Ağlamak yetermi böyle vedalara?
Böylesine içten severkenbahara bir adım kalmışkenvazgeçmek için çok erken...sandım
Geri dönersinbir kabustu-bitti- dersin...sandım
Sevdin sandım!
Oysa sevdan beni çoktan terketmiş
Gözleriniellerinigülüşlerini unuttun bende
Birde beni unuttun kendinde...
''Beni benimle bırak giderkenBaşka birşey istemem sen ayrılırkenAma bir tek beni bırak ne olurGerisi senin olsunsenin olsun...''(Alıntı)
~|~Seni Hiç Sevmedim~|~
Hiç yaşamadım hatıralarıgörmedimbilmedim.
Geceleri sabahlamadım yıldızlarladerteşmedimseni hiç düşünmedim.
Süslemedim düşlerimibir yaşama hevesim hallerini.
Ben seni unuttum bitanem.
Ağlamadım hiçgözpınarımla yağmur olup sel olmadım.
Dökülmedi hiç kalemimden hislerim aşık olmadım tutulmadım.
Bir çılgın gibi kahkahalarla güldüm hayatın acı hezimeti.
Ben seni unuttum bi tanem.
Pencerimin buğusuna hiç yazmadım adınıseyretmedim iç çekmedim.
Resmini koymadım başucumaonla uyuyup onla ağlamadım.
Delirmedim sokaklarda sabahlara kadar volta atmadım.
Yalvarmadım sanabir Damla sevgi dilenmedim.
Ben seni unuttum bi tanem.
Vur hançeri vur göğsüme bir Damla kan akmaz.
İstersen yar yüreğimiiçinde ne sevgi ne anılarım olmaz.
Ben seni unuttum bi tanem.
Her sesini duyduğumda heyecanlanmadımtitremedim.
Hiç bıkmadan usanmadanyürümedim duygu tünelinibeki ışığına ulaşırım
diye.
Ben seni unuttum bi tanem.
Sanmaki sana yazdığımda titriyor ellerim.
Sanmaki duygu yüklü kalbimden kopan rüzgara karışıyor gözyaşlarım.
Sanmaki hıçkırıklarım tükendiği zaman her nefesimde ölüm veyaşam
arasında gider gelirim.
Bir umutmuş bir sevgiymişdağ gibi yüreğim süzülüyor gülsüz çöllere
yapraaak yaprak.
Sen kalbinde duygudan yoksunruhunda sevgi yeli esmemişyürekleri
esaret zinciri altında kırbaçlayan taş bebeğim.
Ben seni beyaz karanfillerle süsleyip düşlemedim mutluluk diyarına
uçmayı.
Ben seni unuttum bi tanem HİÇ sevmedim !.....
(Alıntı)
~|~Adadım Aşka~|~
Ne zaman canın yansa bu kadar derinden
Sanırsın mümkün değil bi daha üzülmen
Ne inat ne gözükara ne dayanıklı yürek
Acıyor aynı yerden herşeye rağmen...
Ne akıl kar ediyor ne fikir o sırada
Biliyorsun geçiyor zamanlar ama ne fayda
ben de son sanmıştım... her gidiş bir kaybedişti. ve ben yalnızdım. ne gidecekler vardı artık ne kaybedilecekler.ama değilmiş öyle. gözyaşları 3 günlük umutlar sonsuza çıkarken değişiverirmiş herşey birden bire. ben ne kadar tüccar olsan da aşk pazarında yokmuş alıcım yosun kokulu yollarda. insanların kaliteli sanıp para verdiği yastan öte değilmiş. ve her yasın çıkışı yaşlı gözler imiş...
"mış" "miş" değil dediğim yanlış anlama... ben de içindeyim bu çokluğun.. benim kanayan yaralarımın yanında;
Yaralı...tepeden tırnağa herkes yaralı
Alışılmıyor acı yok kaidesi buralı
Kanayıp ne kadar tutabilirsin
Gün olur ar gelir
ne gelen anladı ne giden olanı biteni
kimse anlamadı... aşkın öbür adı yanmaktı. bazıları mahrum kaldı ateşten. o mahrumlar hiiiç yanmasın zaten...
diken battı elime yar diye... şimdi sakın gülü seven dikenine katlanır deme... benim hiç gülüm olmadı ki...
şimdi ne olduğumu yaralarımdan sonra ne kadarlık canım kaldığını bilmeksizin... sadece senin için;
Adıyorum aşka geri kalanımı
Suya söyledim gitti en son yalanımı
Aşkın da en hesapsız kitapsız olanını
Yaşamazsam karakaplıya kaydedin beni...
ve üzerime de yazın ki:
umarsız bir yoldu onunkisi... aşk sandığı sadece bir hayaldi... ve kırılan hayalleri toprakta geçebildi....
(Alıntı)
~|~Sevgili~|~
Sevgili ;
Senin mutluluğun mutluluğum olur çoğu zaman
Acılarınsa acımdır...bilirsin
Ya verdiğim değer boşaysakederin kederimkenben bir hiçsem gözünde...?
O zaman söylenecek söz kalmamıştıryapacağımsa tek şey var:
Arkama bakmaksızın kaybolmak karanlıklardakarışmak kalabalığa...yapayalnız
Sonunu biliyorum bu yolunsonumu biliyorum sevgili...
Öylece kalakalmakyitmek gitgide gözleren öteye
Sana kırgın mektuplar yazmakama göndermemek asla...
Her rüzgarda kokunu duymakher şarkıda seni hatırlamak
Ve ağlamak gecelerce
ağlamak öylesine...kaderime
ağlamak;
hasretinden deliye döndüğüm içinaklımdan biran bile gitmediğin içinsensiz yaşayamadığım için...
Daha bitmedi düşlerim sevgili...
Ben hâlâ seninle nefes alıyorumhâlâ sana kıyamıyorum ve en önemlisi;
hâlâ seni seviyorum!!!
Bu yüzdentüm bu hissettiklerim yüzünden;
vazgeçmek için çok erken...
Yaşadığım en acı
Yaşadığım en derin
Yaşadığım en büyük "aşk" sın sen!!!!
(Alıntı)
~|~Varolduğunu Bildikten Sonra~|~
Artık sen yoksun Umutlarım var!!!
Yanıma yaklaşma üşürsün soğukluğumda
Ellerimi tutma koybolur ellerin avuçlarımda
Gözlerimde dalma yetişemezsin baktığım uzaklığa
Kalbime girme yeni sana yer yok orada
Sevgime dokunma!!!
Zira bana senden sonra tek kalan umutlarım
Umutlarımıda alma şimdi bana tek teselli onlar
Umutlarım yeşermeyecek belkide hiç birgün
Üzülmüyorum artık senden kalanlarla avunduğuma
Şükrediyorum
Bende bişeyler bıraktığına
Seviyorum seni
Olmasanda yanımda
Yokluğunda yeter bana
Var olduğunu bildikten sonra....
(Alıntı)
idare ediyorum işte
İttire ittire götürüyorum hayatı
bilinmezliği ile...
Sen üzülme suskunum diye.
Söküklerini dikiyorum gecenin.
Ay ile yıldızları birleştiriyorum
Gök ile güneşi
martılar ile denizi güzel ile çirkini...
Yaşam ile ölüm arasındaki bu maratonun
Son finalini koşuyorum nefes nefese.
Sen üzülme ara sıra ağlıyorum diye
Adına yazdığım tüm şiirleri fırlatıp attım da denize
O canımı yaktı biraz.... Yoksa iyiyim ben.
Kızma bana gecenin karanlığına takılıp kaldım diye
Merak etme; güneş bana da doğacak
Beni de yakacak içimi yeniden ısıtacak
Denizin tuzu tenimi ısıracak
Huzur; giyilmemiş bir elbise gibi
Ruhumu sımsıkı saracak.
Gelmek istersen yeniden bana
Kapım açık tüm sevdalara
Geleceğin zaman haber ver
Ya da dokun yüreğime
Gün ışığı aydınlığında....
(Alıntı)
~|~Bahara Kanan Aşk Cemresi~|~
Elimde yine yorgun kalemim
Zamansa yoğun bir güne hapsolmuş bir ikindi vakti...
Kalemim kağıdıma gözyaşı dökmekte sanki...
Güneşin biraz suskun bi okadarda üzgün batışında akşam olmakta.
Gözlerim bir yüreğimden kaleme dökülenleri
Birde gelmeyeceğini bile bile kapını kolunu yoklamakta...
Her geçen satırda biraz daha artmakta boşluğun
Her geçen dakika biraz daha koymakta yokluğun
Hani nerde an tanımaz deli sevdan
Hani nerde kışgünü kalbimi terleten sonsuz aşkın
Nerde verdiğin sözleryalanmıydı ölene kadar benim olduğun.
İşte ikindiyide öldürdük aşkımızın öldürdüğümüz gibi...
Güneş yine üzgün bakıyor heraşkın batışında olduğu gibi
Kelimeler biraz daha gözyaşına batırılmış çıkıyor bükülmüş dudaklardan
Yürek biraz daha titriyor baharın ortasında kışta kalmış gibi.
Sen..; baharda yağan zamansız kar tanesi
Ben..; bahara kanıp kara düşen aşk cemresi...
Sen.. yalanlarla aşk satanların ilk adresi
Ben.. sattığın son aşkın ta kendisi...
Ben yanlış mevsimde
Sahte sevgine düşmüş
Aşk cemresi....
(Alıntı)
~|~Ben Niye Kendimi Kandırıyordum~|~
bugün seni düşünüyordum ben yine..
körelmiş sevgimle..
gururdan çok uzaklarda..
kırık dökük kaldırım taşlarında ayak izlerini gördüm sanki kadıköy sokaklarında..
takip etmek istedim bi an..
durdum..
anladım saçmaladığımı..
kokun burnumdaydı hiç gitmemecesine..
alay ediyordu sanki aklım yüreğimle..
SEVMİYORUM! diye haykırıyorum aldırış bile etmeyen bedenimle..
şarkılar dinleyip şiirler yazıyorum..
herbiri içimdeki ateşe bir damla su..
''sen söndüremessen ben söndürürüm!'' diye yelteniyorum..
herdefasında mahsum gözlerin parlıyor yüzüme..
susuyorum..
bazen sessizliğe..
bazende sana susuyorum..
çöldeki kum oluyorum anlayacağın..
sen olmasanda hayallerinle serinleyen..
geziyorum düşlerde kimi zaman..
yıldızları saymaya başlıyorum bulutlu gecelerde..
ay ışığı sanıyorum yalancı otomobil farlarını..
''SENİ SEVMİYORUM'' diyorum herdefasında..
kendimi kandırıyorum oysa...
deli gibi seviyorum bugünlerde seni..
her ela gözde seni arıyorum..
her yalanda bir kez susuyorum..
sana kin kusuyorum!
özlüyorum..
gülüyorum kimi zaman yolu bana uğramayan gururu belerken..
''aşkta gurur olmaz'' diye yankılanıyor sonra kulaklarım..
aşkta ölüm olmaz..
aşkta murada ermekte olmaz..
masallara dalıyorum..
dağı delip çöle düşenler aşkı için..
mecnun oluyorum daha sonra leylasından uzaklarda..
çöllere düşüyorum şehrin göbeğinde..
ağlamıyorum artık seni düşünürken..
sözlerin çınlıyor ardısıra..
''SENİ SEVİYORUM'' diye çınlatan dudakların..
''BÖYLE OLMASI GEREKİYORMUŞ'' diyor herdefasında..
senden hergün bir adım daha uzaklaşıyorum..
hayallerinle sevişiyorum..
öpüyorum yastığımı her uyuduğumda..
senmişsin gibi..
saçma olduğunu bile bile..
kimi zaman ölüyorum..
ben sadece seni seviyorum....
(Alıntı)
~|~Resmen Ölmek İstiyorum~|~
Yine içime oturdu bir garip hüzün
Ağlamak istiyorum tepine tepine
Öyle yalnızım öyle çaresiz öyle de küskün…
Yanıyorum.. yangınlar içinde etlerim eriyor…
Ve bin faryad içinde ruhum yanıyor..
Sen beni duymuyorsun…
Başımı gömüp klavyeme
Tuşları döve döve yazdığım şiirlerden
Hep sen çıkıyorsun…
Göz yaşlarım damlıyor şiirlerime…
Kan çanağı oluyor gözlerim..
Uzanıp silmiyorsun..
Artık gücüm kalmadı
Ayağıma takılan çelmelerden yoruldum
Hep düşüyorum…
Düşüyorum uçurumlara…
Elimden tutmuyorsun…
Telli dikenler battı gözlerime..
Lanet olsun!
Bak yine ağlıyorum..
Her şey kara her yer zindan…
Karanlıktan korkuyorum…
Işığı yakmıyorsun…
Öyle yorgunum ki
Nefes bile almaya yok mecalim..
Bunlar kahır değil gülüm
Sadece arz-ı halim..
Yorgunum.. bak gözlerim yumuluyor…
Kirpiklerimde halen
Deminki yaşlar duruyor…
Biliyor musun?
Resmen ölmek istiyorum…
Adı sen olan kurşunları
Doldurdum silahıma..
İlk kurşunu verdim namlu ağzına..
Elim tetikte..
Ha çektim ha çekiyorum!
Sen
‘Dur! ’ bile demiyorsun….
Ölüm isteğim kamçılarken beni…
Sen susuşlara sığınıyorsun..
Eyvallah … öyle olsun…
~|~Betül Şeker~|~
~|~Damarıma Basma~|~
Ne sanıyorsun sen kendini
Yediğin darbeler yetmedi mi?
Anlatamadı mı sahte aşkların sana
Bensiz bir halt edemediğini...
Tıpış tıpış döndün geriye
Gördün dünya kaç bucak inleyeinleye
Hala saltanat sende mi sanıyorsun
Uyan artık!
Herşeye çok geç kalıyorsun...
Herkesin bir sabrı vardır ve herşeyin bir intikamı
Bu senin en meşhur lafındır.
Yıllardırda bana öğretebildiğin tek şey
İşte bu iki satırdır
Damarıma basma benim
Evet bunca acıyı senin için çeken benim.
Ama bu kendini bilmezliğin devam ederse
O acıların yüz katını sana yaşatmayı da bilirim
Nefretimi çıkartma ortaya
İnsanlığımdan utana utana
Sana yıllarımı ödetmeyi bilirim...
(Alıntı)
Bir türlü mutlu sona eremeyen Leyla ve Mecnun hikayesi de değil.
Kavuşamadıkları için ölen-öldürülen Romeo ve Juliet kadar trajik... hiç değil.
Kendimizi bulduğumuz bir oyundu bizimkisi... Ikimizin oyunu..
Sanki evli evine köylü köyüne değildi de dünyanın kanunu..
Biz değiştiririz sanmıştık..
Unuttuğumuz varlığını artık yok saydığımız hisleri bulmuştuk biz seninle..
Ne kadar mutluyduk ne kadar mutlu olabildiğimiz görmüştük.
Nasıl da kaptırmıştık kendimizi nasıl delicesine istemiştik..
Nasıl kandırmıştık birbirimizi..
Gözlerimizi boyamış isimlerimize renkler yüklemiş renklere anlamlar katmış tekrar tekrar her seferinde yeniden hayran kalmıştık birbirimize..
Büyülemiştik büyülenmiştik...
'Seviyorum Seni'
hiç bu kadar kolay söylenmemişti.. ve hiç bu kadar çok hissedilmemişti.
O gün ağzımdan bu söz çiktiginda da hiç şaşirmamıştın sen.. Söyleyen bende hiç tereddüt etmemiştim...
Ilk defa bu kadar kolaydı hayat..
Ilk defa bu kadar güzeldi..
Kendimizi birbirimizde kaybetmemizin bir labirentin içinde yapayalnız kalmak ile son bulacağını bilmeliydim oysa..
Bir gün senin beni çekip çikarttigin bu hayata tekrar geri bırakacağını bilmeliydim ben..
Terk edilmek hiç bu kadar ağır olmamıştı..
Ve kimsenin ardından da hiç bu kadar cok ağlanmadı...
Ve giden hiç kimse bu kadar haklı olmadı...
Bana verdiğin mutluluğun ardından sürükleniyorum şimdi.. Sadece sende bulduklarımın arkasında..
Bilinmeyen yolların arka sokaklarında kaybolmuş bir yağmur damlasından farklı değilim..
Beni bıraktığından beri düştüğüm labirentin kendime çikan sokağını bulma yolundayım..
Yolun sonuna vardığımda anlıyorum ki Aşktan sonra masumiyet kalmıyormuş...
Tanıdık oyunlarımla oyalanıyor arada bir özlüyorum seni..
Aslinda hep özlüyorum seni...
Grururum bir kolumdan hayal kırıklığı bir diğer kolumdan çekistirirken...
Ben Kadınlığımı oynuyorum sen Erkekliğini..
Sen gittiğinden beri ne masumum ne de perişan..
Sadece boş bir odada loş bir ışık gibiyim...
Oynadığımız büyük bir oyundu bu zaten
Ne gerek vardı oyun içinde oyunlar oynamaya
Aynanın karşısında duran sende
Başka hayatlar yaratmaya
Bir rol seç kendine çok güçlü olsun
Korusun seni çelik bir zırh gibi
Nereye kadar böyle mutlusun?
Oynadığın bu rolde ne kadar gerçek görünüyorsun?
Anlık mutluluklarındabeni kaybettiğini
Görebiliyormusun?
Olmak istemediğin ortamlarda sen kendin değilken
Hiç için acımadımı?
Beni görmezlikten gelirken.
Neden hissettiğin gibi değilsin?
Olmak istedeğin gibi hissettiğinin
Doğru olduğuna eminmisin?
Bende koruduğunu zannettim çelik zırhların
Geçmiş zamanlarda...
Aslında canımı acıttı çok geç anladım.
Öyle şeyler anlat ki bana
Sana bir adım daha yaklaşayım.
Bu çelik zırhlar varken
Ben bir volkan olmalıyım
Vakit varken erit bu çelik zırhını
Püsküren volkanlarda
Yoksa sende üzüleceksin bir zaman sonra...
Ey sevdiğim;çok mu şey istedim senden?
İmkansızları mı bekledim o küçücük kalbinden
ne istedin de vermedim ki benden?
`Sev` dedin sevdim.
`Vazgeçme` dedin vazgeçmedim.
`Ne olursa olsun gitme`dedin gitmedim bak hala buradayım hala sıcacık koynundayım...
Sen ne istedin de yapmadım ben?
Ey benim aşk tanrıçam
Sadece mutluluk istedim senden
doyasıya gülebilme
bir günü göz yaşım akmadan geçirmek
belkide biraz şımartılmayı bekledim o güzel yüreğinden.
söyle göz bebeğim zor mu geldi sana ya da ben çok mu geldim sana??
~|~Merhabalar Zor Artık~|~
Hayaller kurmaktan vazgeçmeyenmasum bir ruh var ki bende...inatçı insanlara güvenmekinanmak konusunda inatçı...suçlu ruhumasıl suçlu benim...
Aşkmışşşşşşşş........
aşkkkkkkkk..
varmış....
Bende bir körlük sorunu olsa gerek...Hani nerde?
Ben sen aşksın sanmıştım...
Merhabalar ne kadar kolaysa elvedalar o kadar zor...Benim merhabalarım da zordu bu yüzden.Sana kadar....
Geriye dönüş zamanıdır şimdi.zoru başarıp elveda demeliyim!
El-ve-da!!!!
Sonra merhabalarım zor olmalı yineçünkü acı çekmek zevkim olmaya başlıyor...Kaldığı kadarını kurtarmalıyım kendimin...
Hayatmış tuzakları kuran.Koca bir YALAN...Esas tuzakçı bizleriz...Sevmesek tuzakları nasıl olur da belki doğrudur diye aşkkk sandıklarımıza eyvallah çekeriz...
Bir yanılgı daha işte.Söylerken acısa da içim söyleyeceğim...Sevmiyorum seni....bu da yalan...
Ama ağlaya ağlaya vazgeçeceğim.Hiç bilme istiyorum...Bilmeyeceksin.
bunu hiç hak etmedin....
Tekrar karşılaşacağızarkadaşım kalmak zorundasın hiç bilinmesin aşkım diye...Başka bir yanılgı hali...
Artık her merhabam daha zor...Her adımım geriye...Bir daha beni acıtma diye...
Şimdi alarak kendimi sendenbana dönüyorum...İnan bana merhabalarım zor olacak artık...Aşka inansam da kendisiyle küsüm...
küslüğüm sana dair....
Yalanlara dolanmışım...
Aşk diye boş boş dolanmışım...
bir vardım bir yok oldum şimdi
çizili hayallere aldanmışım...
git
sevdiğim
sevemediğim
sevilemediğim...
git de doğsun ay bu geceye...
Bir daha sevmem demeyeceğim
aşka inat olsun diye...
kusurlarına kadar sevmiştim
en büyük kusurum oldun....
şimdi ben
derinlerde çığlık çığlığa....
susarakavaz avaz...
seni sileceğim...
birileri hep sever birilerini
ben birisi olamadım...
şimdi sadece benim...
yalnızlıkla sarmaş dolaş bu gece gideceğim...
Hep birileri sever birilerini...ve bilinir ki o birileri hiç sevmedi kendisini seven birilerini.......
(Alıntı)
gidişine lanetler yağdırıyorum.."neden gittin?" diye sormama fırsat vermeden çıktın şu her tarafı senle bezenmiş hayatın kapısından.. tazeydi yokluğun.. alışkanlık mıydı bilmiyorum her bir köşesini kokladım duvarlarının.. hala hatırlıorum beni benden alan kokunu.. kalmadı kokun biliorum.. ama ben yine de kokluorum ellerinin değdiği her hatırayı.. belki diyorum.. belki yeniden duyabilirim nefesini.. şu köşede otururdun ya hani beyaz koltuğun kenarına.. oraya oturuyorum.. sıcaklığın kalmıştır belki diye.. çöküp ağlıorum bir süre.. sonra kendimi yeni bahanelerle kandırıorum.. dimdik kalkıorum ayağa kısa bir süre de durabilsem öyle..
gün geçior hafta geçiyor..bahanelerim eskiyor.. hep aynı monotonluk içinde çöküp ağladıımı hatırlıorum bir tek.. gerçeklerle yüzleşiorum sabah ayazlarında.. üşüyorum.. incecik bir şal elimde hırçın esen rüzgara karşı gelerek yürüyorum deniz kıyısında.. deniz simsiyah görünüor gözüme.. o eski şenşakraklığı kalmamış dalgaların.. kıyıya vurmaya üşenenlerini bile gördüm.. içimdeki seni koydum denize.. dedim ya simsiyah geldi gözüme.. yaşattıın acılarla kaplandı üstü.. kirletti maziyi.. hatıralar da eskisi gibi diil gözümde.. her gün bitiminde birini daha kaybediorum istemeden..
ve ben lanetler yağdırıyorum gidişine.. hayatımın en ince sazıydın senin adına en yüce destanlarını birlikte söylediim.. gidişinle kırdığın.. beni sensizlikle sınadığın topraklarda mutlu ol şimdi.. o topraklar ki yağmur damlalarının tek zerresinden bereket görmediği.. puslu akşamlarda tek başına yürürken muhakemesini bile doğru düzgün yapamadığın düşüncelerle kal tek başına..
nasılsa yarın yeni bir gün doğacak.. bir hatıra daha kopup gidecek bu hafızadan.. evet yarın yeni bir günün daha başlangıcı olacak.. ama ben belki de hala lanetler yağdırıyor olacağım gidişine..
~|~Senli Sensizliğim~|~
Bir kara haber getirmiştin
Unutmadım o günü unutamam asla
Bir daha sana dönmem
Seni asla sevemem diye
Ayrılalım demiştin
Çok yeminler etmiştin
Bu kara bahtı başıma
Sen musallat etmiştin
Şimdi sensiz yaşıyorum
Hayalinle kendimi avutuyorum
Her geçen gün inan seni
Daha da fazla seviyorum
Şimdi kahroluşlar bana
Sevilmeler sana kaldı
Hasret dolu acı günler beni
Mutluluklar seni sardı....
(Alıntı)