Tüm gerçekleri yakalım Ve Küllere resimler yapalım Renksiz...Toplayıp yerden-gökten kirlilerimizi keyfimize bakalım..Kime kondurdursak yokluğu
Tırnaklarını Sökebilecek Kadar Çok Sevmedim Kimseyi Buyurun milyonlarca insanı o yapalım..
Öyle yapalım
Böylesi daha iyi
Saf kalalım
Saf bırakılalım küfürlere şeklimizi
Edenlere yemin
Edemeyenlere bir damla gözyaşı
Belki
Yastığı taştan bir uyku
Ve belki
Yağmuru yitmiş bir özlem tattıralım
Haydi dizilin kuyruğuma şefkatli
Ben suçlu-siz suçlu
Dünyanın en görünen yerine
Kazığımızı çakalım
Çaputlar bağlayalım incecik beline sonrasında ve öpelim onu yanaklarından
Gerçekmiş gibi
Neden susmaz ki çığlıklar
Neden imkânsıza atılan zarlarda
Siyah kalır ki yokluğum
Ve neden
İnanırsınız ki bana
Ben gibi yapıp
Kimliğimden yitip düşerken üzerlerinize sağanak misali
Avuçlarınıza düşmek
İnsan olabilmek girdabınıza seslenip
Ve yitip gittiğini bilmek
Sesimin insansız inişlerinde
Tırnaklarını sökebilecek kadar çok sevmedim kimseyi
Tüm tırnaklarım ben de uyuklar
Ve bilirim ki aşka da sevgiye de ölüm giydirmek için var cellâtlarımız
Ve bilirim ki
Yarını olanlarla olamayanlar
Bir gün aynı kazanda yıkanacaklar
Köpüksüz
Ve ben
“Hiç inanmamıştım” diyeceğim diğerlerine sus sıçratırken çocuksu
“Sevişlere…”
“Beni benim gibi götürüşlere…”
Kırlara
Çiçeklere
Dünyanın çanağında otlayan sahte bekleyişlere
Beni atacaksınız aranızdan
İşte
O gün
Cennete düşeceğim
Kimliksiz
Kibirsiz
Ve biliyorum ki yine aynen böyle..
Tırnaklarını Sökebilecek Kadar Çok Sevmedim Kimseyi Buyurun milyonlarca insanı o yapalım..
Öyle yapalım
Böylesi daha iyi
Saf kalalım
Saf bırakılalım küfürlere şeklimizi
Edenlere yemin
Edemeyenlere bir damla gözyaşı
Belki
Yastığı taştan bir uyku
Ve belki
Yağmuru yitmiş bir özlem tattıralım
Haydi dizilin kuyruğuma şefkatli
Ben suçlu-siz suçlu
Dünyanın en görünen yerine
Kazığımızı çakalım
Çaputlar bağlayalım incecik beline sonrasında ve öpelim onu yanaklarından
Gerçekmiş gibi
Neden susmaz ki çığlıklar
Neden imkânsıza atılan zarlarda
Siyah kalır ki yokluğum
Ve neden
İnanırsınız ki bana
Ben gibi yapıp
Kimliğimden yitip düşerken üzerlerinize sağanak misali
Avuçlarınıza düşmek
İnsan olabilmek girdabınıza seslenip
Ve yitip gittiğini bilmek
Sesimin insansız inişlerinde
Tırnaklarını sökebilecek kadar çok sevmedim kimseyi
Tüm tırnaklarım ben de uyuklar
Ve bilirim ki aşka da sevgiye de ölüm giydirmek için var cellâtlarımız
Ve bilirim ki
Yarını olanlarla olamayanlar
Bir gün aynı kazanda yıkanacaklar
Köpüksüz
Ve ben
“Hiç inanmamıştım” diyeceğim diğerlerine sus sıçratırken çocuksu
“Sevişlere…”
“Beni benim gibi götürüşlere…”
Kırlara
Çiçeklere
Dünyanın çanağında otlayan sahte bekleyişlere
Beni atacaksınız aranızdan
İşte
O gün
Cennete düşeceğim
Kimliksiz
Kibirsiz
Ve biliyorum ki yine aynen böyle..