Salvo
Kayıtlı Üye
867 Safari Hanedanlığının Kurulması
Bundan önceki beş yıl boyunca, Irak gibi Doğu İran da kargaşa içindeydi. İki selefinin münevver ve nispeten müreffeh idarelerinden sonra sıra, 862'de babasının ölümü üzerine tahta çıkan, Tahiri ailesinin beşinci hükümdarı Muhammed'de idi. Zayıf ve önemsiz bir şahsiyet olan Muhammed, bu işe uygun birisi değildi, Durumu iyice kötüleştiren bir başka konu da, Güneydeki Sicistan vilayetinde hızla bir rakip iktidarın, Muhammed'in iktidara gelişiyle aynı zamana rastlanmasıdır.
Halife el-Mütevvekil'in kendi paralı askerleri tarafından öldürüldüğü 861 yılında, Es-Saffar (bakırcı) olarak bilinen ve 27 yaşında bir tacir olan Yakup bin Leys (ö. 879), kendi memleketi olan Sicîstan'da, hareketini meşru göstermek için hiç bir dini ya da toplumsal sebeb veya istek belirtmeksizin ayaklandı. Adi bir eşkiya ama aynı zamanda doğuştan bir savaşçı lideri olan es-Saffar, halifeyi reddeden çok sayıda kaçak Harici ve bölgedeki çeşitli sebeplerden dolayı isyana hazır insanları saflarına çekerek büyük bir ordu hazırladı. Çok disiplinli olan bu ordu yeni bir tarzda, her hangi bir dini ya da fikri kavramdan çok, liderine sadık olarak şekillendi. Kısa bir zaman İçerisinde, Doğuya doğru yayılıp, bağımsız bir hükümdar olarak hareket etmeye başladığı putperest Afganistan'ı fethederek itibar kazandı.
867'de, Tahinlerin ülkesine saldırarak, Herat (867), Kirman (869) ve daha sonra da zirai yönden zengin bir vilayet olan Fars'ı ele geçirerek Batıya yöneldi. Nihayet, başkent Nişabur'u eline geçirdi (873) ve Abbasi yanlısı Tahiri Devletini yıktı. Yakup böylece bir hükümdarlar hanedanlığı, Saffariler'i (867-ykl. 1495) ve bu imparatorluk en geniş olduğu dönemlerde Horosan, İsfahan, Fars, Kirman, Sicistan ve Kabil vadisinde hüküm sürdü. Fakat, 900'de, hanedanlık Samaniler (819-1005) tarafından felaket bir yenilgiye uğradılar ve bu yenilgiden sonra ülke Samaniler'in kontrolüne girdi. Affarilerin etkisi (nispeten geri planda kalarak) 15. asrın sonuna kadar, ama sadece Sicistan'da sürdü.
Bundan önceki beş yıl boyunca, Irak gibi Doğu İran da kargaşa içindeydi. İki selefinin münevver ve nispeten müreffeh idarelerinden sonra sıra, 862'de babasının ölümü üzerine tahta çıkan, Tahiri ailesinin beşinci hükümdarı Muhammed'de idi. Zayıf ve önemsiz bir şahsiyet olan Muhammed, bu işe uygun birisi değildi, Durumu iyice kötüleştiren bir başka konu da, Güneydeki Sicistan vilayetinde hızla bir rakip iktidarın, Muhammed'in iktidara gelişiyle aynı zamana rastlanmasıdır.
Halife el-Mütevvekil'in kendi paralı askerleri tarafından öldürüldüğü 861 yılında, Es-Saffar (bakırcı) olarak bilinen ve 27 yaşında bir tacir olan Yakup bin Leys (ö. 879), kendi memleketi olan Sicîstan'da, hareketini meşru göstermek için hiç bir dini ya da toplumsal sebeb veya istek belirtmeksizin ayaklandı. Adi bir eşkiya ama aynı zamanda doğuştan bir savaşçı lideri olan es-Saffar, halifeyi reddeden çok sayıda kaçak Harici ve bölgedeki çeşitli sebeplerden dolayı isyana hazır insanları saflarına çekerek büyük bir ordu hazırladı. Çok disiplinli olan bu ordu yeni bir tarzda, her hangi bir dini ya da fikri kavramdan çok, liderine sadık olarak şekillendi. Kısa bir zaman İçerisinde, Doğuya doğru yayılıp, bağımsız bir hükümdar olarak hareket etmeye başladığı putperest Afganistan'ı fethederek itibar kazandı.
867'de, Tahinlerin ülkesine saldırarak, Herat (867), Kirman (869) ve daha sonra da zirai yönden zengin bir vilayet olan Fars'ı ele geçirerek Batıya yöneldi. Nihayet, başkent Nişabur'u eline geçirdi (873) ve Abbasi yanlısı Tahiri Devletini yıktı. Yakup böylece bir hükümdarlar hanedanlığı, Saffariler'i (867-ykl. 1495) ve bu imparatorluk en geniş olduğu dönemlerde Horosan, İsfahan, Fars, Kirman, Sicistan ve Kabil vadisinde hüküm sürdü. Fakat, 900'de, hanedanlık Samaniler (819-1005) tarafından felaket bir yenilgiye uğradılar ve bu yenilgiden sonra ülke Samaniler'in kontrolüne girdi. Affarilerin etkisi (nispeten geri planda kalarak) 15. asrın sonuna kadar, ama sadece Sicistan'da sürdü.