' SeRcaN
Kayıtlı Üye
Başkanvekili Nihat Özdemir, Fenerbahçe'ye karşı bir yargısız infaz ve linç kampanyası sürdürüldüğünü iddia etti, bunun caimada infial yarattığını söyledi.
Fenerbahçe Yönetim Kurulu, tam kadro basının karşısına çıktı. Yönetim adına açıklamada bulunan Başkanvekili Nihat Özdemir, Fenerbahçe’ye karşı yargısız infaz ve linç kampanyası yapıldığı iddiasında bulundu. Özdemir, “Son derece önemli bir süreçten geçiyoruz. Fenerbahçe, Türk adaletine sonsuz güven duymakta ve adli sürecin adil bir biçimde sonuçlanmasını beklemektedir. Yüce Türk adaletinin 104 yıllık şanlı tarihe sahip, 25 milyondan fazla taraftarı bulunan dünyanın en büyük spor kulüplerinden biri olan kulübümüz hakkında en doğru kararı, en hızlı bir biçimde vereceğine yürekten inanıyoruz. Belirli bir kesimin henüz kesinleşmemiş delil ve kararlar üzerinden yargısız infaz yapmasını ibretle izliyor ve bunu kabul etmiyoruz. Üzülerek görüyoruz ki, soruşturmanın gizliliği ilkesi her geçen gün daha da artarak ihlal edilmektedir. İddia edilen hiçbir delil mahkeme tarafından kabul edilmedikçe delil hükmü kazanamaz. Başkanımıza uygun görülen muamele ve Fenerbahçe’ye karşı sürdürülen bu yargısız infaz ve linç kampanyasının hukuki durumu maalesef içler acısıdır. Hukukun üstünlüğünün öneminin savunulduğu bugünlerde bir hatırlatma yapmak istiyoruz. Dünyanın tüm medeni ülkelerinde ve ülkemizde bu güne kadar yüzlerce büyük soruşturma ve operasyon delillerin zayıflığı ve yetersizliği nedeniyle dava açılmasına dahi gerek görülmeyerek sona ermiştir. Hatta birçok davada basının kirli haber ve uydurmalarıyla davanın basında idama mahkum ettiği binlerce insan beraat etmiş ve suçlu olmadıkları ispatlanmıştır.
Geri dönüşü olmayan, vereceği zararları tazmin etmenin imkansız hale geleceği bir kararın alınması halinde, bundan sadece Fenerbahçe değil, Türk futbolu ve hatta Türk sporunun zarar göreceği aşikardır. 14 Nisan 2011’de yürürlüğe giren 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliği Önlemeye Yönelik Yasa’nın çıkması için en çok çaba gösteren başkanımız Sayın Aziz Yıldırım ve asbaşkanımız Sayın Şekip Mosturoğlu olmuştur. Fenerbahçe daha önce de yetkili mercilere futbolda şike ve teşvik primi ile ilgili iddiaların araştırılması konusunda başvurularda bulunmuştur. Hal böyle iken, başkanımız ve yöneticilerimize isnat edilmeye çalışılan suçlamalara inanmıyoruz.
Sadece Fenerbahçe değil, Türk futbolu ve sporuna yaptığı hizmetleri herkesçe malum olan Sayın Başkanımız Aziz Yıldırım ve yöneticilerimizin bu sürecin sonunda aklandıklarını göreceğimize inanıyoruz ve bunun en kısa zamanda gerçekleşmesini umuyoruz.
Aykut Kocaman ve Alex’in de belirttiği üzere 18. şampiyonluk, sporcularımızın sahada akıttıkları helal terleri ile kazanılmıştır. Yargısız infaz yapanlar futbolcularımızın emeklerini, terlerini, taraftarlarımızın sesleri kısılana kadar takımlarına verdikleri destekleri yok saymaktadırlar. Kulübümüzün tüm branşlarında elde ettiği şampiyonlukları, sporcularımızın milli formaları ile ülkemize kazandırdığı madalyaları kadar helaldir. 27 yıldır Türkiye Kupası’nı müzesine götürememiş, iki defa lig şampiyonluğunu son maçlarda kaybetmiş bir takımın bugün akıttığı teri yok sayarak şampiyonluğuna, başkanına ve yöneticilerine leke atmaya çalışmak vicdanların kabul edebileceği bir durum değildir.
Maç yemeği fotoğrafları
Karar merci olmayan Emniyet 19 maçta şike olduğuna dair hüküm açıklıyor. Ekranlarda yorumcular ve gazeteciler başkanımızı ve yöneticilerimizi suçlu ilan ediyor ve infaz ediyorlar. Her maç öncesinde yenen maç yemeklerinde çekilen fotoğraflar dahi gazetelerde şikenin belgesi diye yayınlanıyor. Başkanımızın gözaltına alınma görüntülerinin ardından, ekrana getirilen ve kimin evinde çıktığı belli olmayan silahların görüntüleri ile o silahlar sanki başkanımıza aitmiş havası yaratılmaya çalışıyor. Bu soruşturmanın sadece Fenerbahçe ile ilgili olmadığı bilindiği halde, neden tüm operasyona dair yorumlar kulübümüz üzerinden yapılıp, ve her şey başkanımız ve yöneticilerimize mal edilmeye çalışılıyor. Bu durum, büyük camiamızda infial yaratıyor. Hak hukuk tanımayan yargısız infaz sürecini lanetle kınıyoruz. Türkiye Futbol Federasyonu’nun aklıselim karar vereceğinden hiçbir şüphemiz yok. Sadece Fenerbahçe’yi değil, tüm Türk sporunu etkileyecek, toplumsal infiale neden olabilecek bir konumda alelacele karar vermektense, konuyu etraflıca irdeleyip, hukuk süreci doğrultusunda kararlarını vermelidirler. Daha delillerin ne olduğunun net olarak bilinmediği, iddianamenin bile yazılmadığı bir süreçte basında çıkan haberler üzerine kulübümüzün Şampiyonlar Ligi’ne katılması ya da küme düşürülmesi konusunda karar vermek, TFF gibi bir kurumun ciddiyeti ve ağırlığı ile bağdaşmaz. Federasyonun hukuki sürece saygılı olması, hukukun çarklarının dönmesini beklemesi ve hukuk çerçevesinde karar vermesini talep ediyoruz.
Yıldırım'ın sözüyle bitirdi
Şimdi Fenerbahçe’nin neden büyük olduğunu, neden bizim taraftarımızın ’12. Adam’ olduğunu bir kez daha gösterme zamanıdır. Bu zor süreçten, birlik ve beraberlik içerisinde çıkacağız. Yaşadıklarımız bizleri daha da birleştirecek, bütünleştirecek, yılmaz ve yıkılmaz yapacak. Hep birlikte üzerimizde efsane çubuklu formalarımız Fenerbahçemiz’in bayrağı altında yürümeye devam edeceğiz. Fenerbahçe Yönetimi 24 saat başkanının, yöneticilerinin ve camiasının haklarını savunmak adına elinden geleni her şeyi özveri ile yapmaktadır. Sözlerimizi Sayın Başkanımızın genel kurullarımızda söylediği bir söz ile bitirmek istiyorum; darağacında olsak bile
son sözümüz Fenerbahçe.”
'Kenetlenme zamanı'
Aziz Yıldırım’a yıllardır en sert muhalefeti yapan Birleşik Fenerbahçeliler Vakfı Başkanı Aziz Yılmaz’dan birlik çağrısı. Yaşananlarla ilgili bir açıklama yapan Yılmaz, “Bugün itibariyle Fenerbahçe camiasının kenetlenme dönemidir. İç hesaplaşmaları herkesin bir kenara bırakması gerekiyor. Herkes yönetimin alacağı kararların arkasından gitmelidir. Fenerbahçe üzerinden bir takım oyunlar oynanıyor. Fenerbahçe camiası çok büyüktür. Kendisine zarar verilmesine asla müsaade etmez” açıklamasını yaptı.
Kenan Evren yasası!
Fenerbahçe 2000 Derneği Onursal Başkanı Şevket Yılmaz, 60 yıllık rezaletin, Fenerbahçe’ye yıkılmaya çalışıldığını iddia etti. Yılmaz, “Yasa 14 Nisan’da çıktı diye geriye dönüşün önü kesiliyor. 12 Eylül darbesinden hesap sormak için yasa çıkarttılar. Futbolda da geriye dönük bir yasa çıkartılıp, hesaplaşmaya gidilebilir. Bu faturanın sadece Fenerbahçe’ye kesilmesi, tam anlamıyla adaletsizliktir. Fenerbahçe gibi büyük bir camiayı, bu derece yıpratmaya kimsenin hakkı yoktur” dedi.
Fenerbahçe Yönetim Kurulu, tam kadro basının karşısına çıktı. Yönetim adına açıklamada bulunan Başkanvekili Nihat Özdemir, Fenerbahçe’ye karşı yargısız infaz ve linç kampanyası yapıldığı iddiasında bulundu. Özdemir, “Son derece önemli bir süreçten geçiyoruz. Fenerbahçe, Türk adaletine sonsuz güven duymakta ve adli sürecin adil bir biçimde sonuçlanmasını beklemektedir. Yüce Türk adaletinin 104 yıllık şanlı tarihe sahip, 25 milyondan fazla taraftarı bulunan dünyanın en büyük spor kulüplerinden biri olan kulübümüz hakkında en doğru kararı, en hızlı bir biçimde vereceğine yürekten inanıyoruz. Belirli bir kesimin henüz kesinleşmemiş delil ve kararlar üzerinden yargısız infaz yapmasını ibretle izliyor ve bunu kabul etmiyoruz. Üzülerek görüyoruz ki, soruşturmanın gizliliği ilkesi her geçen gün daha da artarak ihlal edilmektedir. İddia edilen hiçbir delil mahkeme tarafından kabul edilmedikçe delil hükmü kazanamaz. Başkanımıza uygun görülen muamele ve Fenerbahçe’ye karşı sürdürülen bu yargısız infaz ve linç kampanyasının hukuki durumu maalesef içler acısıdır. Hukukun üstünlüğünün öneminin savunulduğu bugünlerde bir hatırlatma yapmak istiyoruz. Dünyanın tüm medeni ülkelerinde ve ülkemizde bu güne kadar yüzlerce büyük soruşturma ve operasyon delillerin zayıflığı ve yetersizliği nedeniyle dava açılmasına dahi gerek görülmeyerek sona ermiştir. Hatta birçok davada basının kirli haber ve uydurmalarıyla davanın basında idama mahkum ettiği binlerce insan beraat etmiş ve suçlu olmadıkları ispatlanmıştır.
Geri dönüşü olmayan, vereceği zararları tazmin etmenin imkansız hale geleceği bir kararın alınması halinde, bundan sadece Fenerbahçe değil, Türk futbolu ve hatta Türk sporunun zarar göreceği aşikardır. 14 Nisan 2011’de yürürlüğe giren 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliği Önlemeye Yönelik Yasa’nın çıkması için en çok çaba gösteren başkanımız Sayın Aziz Yıldırım ve asbaşkanımız Sayın Şekip Mosturoğlu olmuştur. Fenerbahçe daha önce de yetkili mercilere futbolda şike ve teşvik primi ile ilgili iddiaların araştırılması konusunda başvurularda bulunmuştur. Hal böyle iken, başkanımız ve yöneticilerimize isnat edilmeye çalışılan suçlamalara inanmıyoruz.
Sadece Fenerbahçe değil, Türk futbolu ve sporuna yaptığı hizmetleri herkesçe malum olan Sayın Başkanımız Aziz Yıldırım ve yöneticilerimizin bu sürecin sonunda aklandıklarını göreceğimize inanıyoruz ve bunun en kısa zamanda gerçekleşmesini umuyoruz.
Aykut Kocaman ve Alex’in de belirttiği üzere 18. şampiyonluk, sporcularımızın sahada akıttıkları helal terleri ile kazanılmıştır. Yargısız infaz yapanlar futbolcularımızın emeklerini, terlerini, taraftarlarımızın sesleri kısılana kadar takımlarına verdikleri destekleri yok saymaktadırlar. Kulübümüzün tüm branşlarında elde ettiği şampiyonlukları, sporcularımızın milli formaları ile ülkemize kazandırdığı madalyaları kadar helaldir. 27 yıldır Türkiye Kupası’nı müzesine götürememiş, iki defa lig şampiyonluğunu son maçlarda kaybetmiş bir takımın bugün akıttığı teri yok sayarak şampiyonluğuna, başkanına ve yöneticilerine leke atmaya çalışmak vicdanların kabul edebileceği bir durum değildir.
Maç yemeği fotoğrafları
Karar merci olmayan Emniyet 19 maçta şike olduğuna dair hüküm açıklıyor. Ekranlarda yorumcular ve gazeteciler başkanımızı ve yöneticilerimizi suçlu ilan ediyor ve infaz ediyorlar. Her maç öncesinde yenen maç yemeklerinde çekilen fotoğraflar dahi gazetelerde şikenin belgesi diye yayınlanıyor. Başkanımızın gözaltına alınma görüntülerinin ardından, ekrana getirilen ve kimin evinde çıktığı belli olmayan silahların görüntüleri ile o silahlar sanki başkanımıza aitmiş havası yaratılmaya çalışıyor. Bu soruşturmanın sadece Fenerbahçe ile ilgili olmadığı bilindiği halde, neden tüm operasyona dair yorumlar kulübümüz üzerinden yapılıp, ve her şey başkanımız ve yöneticilerimize mal edilmeye çalışılıyor. Bu durum, büyük camiamızda infial yaratıyor. Hak hukuk tanımayan yargısız infaz sürecini lanetle kınıyoruz. Türkiye Futbol Federasyonu’nun aklıselim karar vereceğinden hiçbir şüphemiz yok. Sadece Fenerbahçe’yi değil, tüm Türk sporunu etkileyecek, toplumsal infiale neden olabilecek bir konumda alelacele karar vermektense, konuyu etraflıca irdeleyip, hukuk süreci doğrultusunda kararlarını vermelidirler. Daha delillerin ne olduğunun net olarak bilinmediği, iddianamenin bile yazılmadığı bir süreçte basında çıkan haberler üzerine kulübümüzün Şampiyonlar Ligi’ne katılması ya da küme düşürülmesi konusunda karar vermek, TFF gibi bir kurumun ciddiyeti ve ağırlığı ile bağdaşmaz. Federasyonun hukuki sürece saygılı olması, hukukun çarklarının dönmesini beklemesi ve hukuk çerçevesinde karar vermesini talep ediyoruz.
Yıldırım'ın sözüyle bitirdi
Şimdi Fenerbahçe’nin neden büyük olduğunu, neden bizim taraftarımızın ’12. Adam’ olduğunu bir kez daha gösterme zamanıdır. Bu zor süreçten, birlik ve beraberlik içerisinde çıkacağız. Yaşadıklarımız bizleri daha da birleştirecek, bütünleştirecek, yılmaz ve yıkılmaz yapacak. Hep birlikte üzerimizde efsane çubuklu formalarımız Fenerbahçemiz’in bayrağı altında yürümeye devam edeceğiz. Fenerbahçe Yönetimi 24 saat başkanının, yöneticilerinin ve camiasının haklarını savunmak adına elinden geleni her şeyi özveri ile yapmaktadır. Sözlerimizi Sayın Başkanımızın genel kurullarımızda söylediği bir söz ile bitirmek istiyorum; darağacında olsak bile
son sözümüz Fenerbahçe.”
'Kenetlenme zamanı'
Aziz Yıldırım’a yıllardır en sert muhalefeti yapan Birleşik Fenerbahçeliler Vakfı Başkanı Aziz Yılmaz’dan birlik çağrısı. Yaşananlarla ilgili bir açıklama yapan Yılmaz, “Bugün itibariyle Fenerbahçe camiasının kenetlenme dönemidir. İç hesaplaşmaları herkesin bir kenara bırakması gerekiyor. Herkes yönetimin alacağı kararların arkasından gitmelidir. Fenerbahçe üzerinden bir takım oyunlar oynanıyor. Fenerbahçe camiası çok büyüktür. Kendisine zarar verilmesine asla müsaade etmez” açıklamasını yaptı.
Kenan Evren yasası!
Fenerbahçe 2000 Derneği Onursal Başkanı Şevket Yılmaz, 60 yıllık rezaletin, Fenerbahçe’ye yıkılmaya çalışıldığını iddia etti. Yılmaz, “Yasa 14 Nisan’da çıktı diye geriye dönüşün önü kesiliyor. 12 Eylül darbesinden hesap sormak için yasa çıkarttılar. Futbolda da geriye dönük bir yasa çıkartılıp, hesaplaşmaya gidilebilir. Bu faturanın sadece Fenerbahçe’ye kesilmesi, tam anlamıyla adaletsizliktir. Fenerbahçe gibi büyük bir camiayı, bu derece yıpratmaya kimsenin hakkı yoktur” dedi.