Salvo
Kayıtlı Üye
705 Kuzeybatı Afrika’nın Tam Bir Vilayet Olarak İmparatorluğa Bağlanması
Yaklaşık 705'te, Kuzey Afrika'da Hasan bin Numan'ın yerine, iyi bir asker ve aynı derecede iyi bir siyasetçi olma vasıflarını üstünde taşıyan Musabın Nuseyr getirildi. Bölgeye imparatorluk tarafından tam bir vilayet statüsü verildi -o zamana kadar Mısır vilayetinin bir parçası olarak kamlaştı- Kayrevan, başkent oldu ve Musa burada hükümetini kurdu. Daha önce, bu bölgenin valileri sadece Mısır valisinin astıydı. Bu gönül alıcı davranışla, Musa, bölge halkının güvenini kazanmayı başardı ve bütün Berberi ırkı müsiüman oldu. 683'te elden çıkan Kuzey Afrika, Atlantik kıyılarına kadar müslümanların idaresine girdi. İstisna olan tek yer, bir Rum kolonisi olan ve bölgeyi, Roma İmparatoru adına, İspanya kralı Kont Jülyen'in elinde bulundurduğu Ceuta idi, fakat Akdeniz'in Batısındaki adalar İslam dünyasına bağlanmıştı. Fas, daha sonra 711'de, Avrupa'ya bir akın başlatmak için, bir atlama tahtası olarak kullanıldı.
Böylece, kuzey Afrika'da, sırasıyla, Fenikeliler, Romalılar, Vandallar ve yine Romalılar'ın uzun istilalarından sonra sıra Arapların etkisine gelmişti. Romalılar bölgeyi, 427'de İspanya'dan Afrika'ya geçip, 439'da başkent Kartaca'yı alan, Kuzey Avrupa'nın barbar bir kabilesi oian Vandallar'dan 553'te geri almışlardı. Fakat bütün bunlar olurken, İç bölgelerdeki Berberiler, Atlas Dağları ve çevresinde fiilen bağımsız kaîmayı başarmışlardı. Bu putperest göçebeler sadece ilk defa yabancı gücün, boyunduruğu altına girmekle kalmadılar; zamanla monoteist oldular. Zamanın akışıyla, bu inanılmaz derecede katı ırk, Araplardan daha heyecanlı İslam tebliğcileri oldular ve Afrika ve İspanya'daki pek çok fetihte önemli bir rol oynadılar.
Yaklaşık 705'te, Kuzey Afrika'da Hasan bin Numan'ın yerine, iyi bir asker ve aynı derecede iyi bir siyasetçi olma vasıflarını üstünde taşıyan Musabın Nuseyr getirildi. Bölgeye imparatorluk tarafından tam bir vilayet statüsü verildi -o zamana kadar Mısır vilayetinin bir parçası olarak kamlaştı- Kayrevan, başkent oldu ve Musa burada hükümetini kurdu. Daha önce, bu bölgenin valileri sadece Mısır valisinin astıydı. Bu gönül alıcı davranışla, Musa, bölge halkının güvenini kazanmayı başardı ve bütün Berberi ırkı müsiüman oldu. 683'te elden çıkan Kuzey Afrika, Atlantik kıyılarına kadar müslümanların idaresine girdi. İstisna olan tek yer, bir Rum kolonisi olan ve bölgeyi, Roma İmparatoru adına, İspanya kralı Kont Jülyen'in elinde bulundurduğu Ceuta idi, fakat Akdeniz'in Batısındaki adalar İslam dünyasına bağlanmıştı. Fas, daha sonra 711'de, Avrupa'ya bir akın başlatmak için, bir atlama tahtası olarak kullanıldı.
Böylece, kuzey Afrika'da, sırasıyla, Fenikeliler, Romalılar, Vandallar ve yine Romalılar'ın uzun istilalarından sonra sıra Arapların etkisine gelmişti. Romalılar bölgeyi, 427'de İspanya'dan Afrika'ya geçip, 439'da başkent Kartaca'yı alan, Kuzey Avrupa'nın barbar bir kabilesi oian Vandallar'dan 553'te geri almışlardı. Fakat bütün bunlar olurken, İç bölgelerdeki Berberiler, Atlas Dağları ve çevresinde fiilen bağımsız kaîmayı başarmışlardı. Bu putperest göçebeler sadece ilk defa yabancı gücün, boyunduruğu altına girmekle kalmadılar; zamanla monoteist oldular. Zamanın akışıyla, bu inanılmaz derecede katı ırk, Araplardan daha heyecanlı İslam tebliğcileri oldular ve Afrika ve İspanya'daki pek çok fetihte önemli bir rol oynadılar.