Yüz görümlüğü beşi bir yerde gibi duruyor her cümlen bahar bahar açmış göğsün orta yerinde
Gördüm
Hüzün çöreklenmiş bir bakışın duvar diplerine sindirten acizliği anımsatan bir çaresizliğin duyulmayan çığlığı gibi duruyordun karalanmış sayfalar içinde
Ses versem duymayacak kadar derin bir hüzne daldırılmış bakışın ve el versem elime uzanamayacak kadar diplerinde kaldığın hayatın isyan yüzündeydi yüzün
Sustum
Gördüklerimi görmemiş olmayı dileyecek kadar sustum
Susanlara isyanla geçirdiğim ömrümün her çığlık anına ihanet edercesine sustum .
Ve susmanın ne acımasız bir eylem olduğunu anladığımda susanlara artan öfkemle bozdum sessziliği çoğaltan herşeyi
Herkesi ve her sesi
Ağladım
Öylesine bir isyanın eşiğinden dönüyordum ki; bildik tüm aynalar paramparça oluyordu inanç yüzlü bakışlarda
Kime baksam ben kime baksam ayna hangi aynaya baksam paramparça !
Gözbebeklerime baktığım yere batan cam kırıklarıydı öfkeli bulutları yağmuruna kavuşturan
Bir damla
Bir damla daha
Yağmur yaş olup oluk oluk akıyordu zamanda .
Her olukta biraz kan biraz tuz
çokça keder doluyordu sokaklar
Dur/ul/dum
Sokak aralarında anaforlara tutulmuş yüreği fırtınadan sağ çıkarmanın telaşı düşerken usadüşünceli düşünceler hayat öpücüklerine boğuyordu yürekten yaralı çıkmış her duyguyu ve mantıklı köşelere çekiyordu her birini güvenli döşeklere yatırmanın özlemiyle
Yağmur durduğunda durulmuştu herşey
Dupduru bir bakışın aynasında ilk kez parçalanmayan bir yüzle uyanılıyorken güne ışık kırılmalarını yansıtmayan yeni bir aynanın keşfi yaşanıyordu gülümseyişler içinde
Gülümsedim
İçten bir gülümseyişin ne çok yaralıyı hayata döndürüşüne şahit kılınmış hayat oyununda yarasına tebessüm basan bir gaziydim artık
aşkın gazabından sağ çıkmayı başaran
Kaç eylemlik bir savaştı baksana
Gördüğü ateşe susarak atlayan ve ağladıkça durulan bir tebessümün hikayesiymiş uğruna kıyasıya savaşılan ..
Gördüm
Hüzün çöreklenmiş bir bakışın duvar diplerine sindirten acizliği anımsatan bir çaresizliğin duyulmayan çığlığı gibi duruyordun karalanmış sayfalar içinde
Ses versem duymayacak kadar derin bir hüzne daldırılmış bakışın ve el versem elime uzanamayacak kadar diplerinde kaldığın hayatın isyan yüzündeydi yüzün
Sustum
Gördüklerimi görmemiş olmayı dileyecek kadar sustum
Susanlara isyanla geçirdiğim ömrümün her çığlık anına ihanet edercesine sustum .
Ve susmanın ne acımasız bir eylem olduğunu anladığımda susanlara artan öfkemle bozdum sessziliği çoğaltan herşeyi
Herkesi ve her sesi
Ağladım
Öylesine bir isyanın eşiğinden dönüyordum ki; bildik tüm aynalar paramparça oluyordu inanç yüzlü bakışlarda
Kime baksam ben kime baksam ayna hangi aynaya baksam paramparça !
Gözbebeklerime baktığım yere batan cam kırıklarıydı öfkeli bulutları yağmuruna kavuşturan
Bir damla
Bir damla daha
Yağmur yaş olup oluk oluk akıyordu zamanda .
Her olukta biraz kan biraz tuz
çokça keder doluyordu sokaklar
Dur/ul/dum
Sokak aralarında anaforlara tutulmuş yüreği fırtınadan sağ çıkarmanın telaşı düşerken usadüşünceli düşünceler hayat öpücüklerine boğuyordu yürekten yaralı çıkmış her duyguyu ve mantıklı köşelere çekiyordu her birini güvenli döşeklere yatırmanın özlemiyle
Yağmur durduğunda durulmuştu herşey
Dupduru bir bakışın aynasında ilk kez parçalanmayan bir yüzle uyanılıyorken güne ışık kırılmalarını yansıtmayan yeni bir aynanın keşfi yaşanıyordu gülümseyişler içinde
Gülümsedim
İçten bir gülümseyişin ne çok yaralıyı hayata döndürüşüne şahit kılınmış hayat oyununda yarasına tebessüm basan bir gaziydim artık
aşkın gazabından sağ çıkmayı başaran
Kaç eylemlik bir savaştı baksana
Gördüğü ateşe susarak atlayan ve ağladıkça durulan bir tebessümün hikayesiymiş uğruna kıyasıya savaşılan ..