Salvo
Kayıtlı Üye
728 İranlıların Türklerin Yardımıyla Araplara İsyan Etmesi
Kuteybe bin Müslim'in Maveraünnehirde, 712-3 yıllarında kazandığı zaferleri müteakiben, bölgede yaşayan İranlı ve Türkler arasında çok sayıda İslam'a giriş oldu. Bu yeni mühtedilerden önemli sayıda İnsan askere alınarak Arap ordusuna katıldı. Bu süreç, Halife II. Ömer'in idaresinde (h. 717-20), Arap olmayan müslümanlara karşı daha adil olmak maksadıyla vergilendirme politikasında yapılan değişikliklerden dolayı hızlanmıştı. Fakat II. Ömer'in ölümünden kısa bir süre sonra, gerçekleştiği bütün ıslahatların üzerine bir çizgi çekilerek, kendisi vazifeye geçmeden önce mevcut olan sisteme geri dönüldü.
Bu, yeni dini kabul ettikleri halde tekrar “kelle vergisi” ödemeye başlamaları istenen mühtediler arasında şiddetli bir kızgınlık doğurdu. Müslüman Arap kardeşlerin -teoride onlarla eşittiler- neden bu vergiden muaf tutulduklarını anlayamıyorlardı. Bunların bazıları için, bu vergi muafiyeti İslam'ı kabul etmek için birinci sebebi teşkiletmişti. Ayrıca, Arapların yanında savaşmışlar ve daha az mükafat almışlardı. Bir kısmı bu yeni inançlarından irtidat ettiler, fakat kendilerini başka bir durumda buldular, çünkü irtidadın cezası ölümdü.
İranlı mühtediler o kadar öfkelenmişlerdi ki, daha 15 yıl önce Kuteybe'nin ordusunda İslam için savaştıkları geleneksel düşmanları Türklerden bile yardım istemeye hazırdılar. Horasan'da Araplara karşı şiddetli bir ayaklanma çıktı ve Faxartes'in ötelerinden gelen kuvvetli bir Türk ordusu da isyancılara katıldı. Araplar kendilerini, bütün Maveraünnehir bölgesinin kontrolünü isyancılara ve bunların müttefiki Hakan veya yüce Han komutasındaki Türkler'e kaptırmış olarak, aşırı derecede tehlikeli bir şekilde kuşatılmış buldular.
Kuteybe bin Müslim'in Maveraünnehirde, 712-3 yıllarında kazandığı zaferleri müteakiben, bölgede yaşayan İranlı ve Türkler arasında çok sayıda İslam'a giriş oldu. Bu yeni mühtedilerden önemli sayıda İnsan askere alınarak Arap ordusuna katıldı. Bu süreç, Halife II. Ömer'in idaresinde (h. 717-20), Arap olmayan müslümanlara karşı daha adil olmak maksadıyla vergilendirme politikasında yapılan değişikliklerden dolayı hızlanmıştı. Fakat II. Ömer'in ölümünden kısa bir süre sonra, gerçekleştiği bütün ıslahatların üzerine bir çizgi çekilerek, kendisi vazifeye geçmeden önce mevcut olan sisteme geri dönüldü.
Bu, yeni dini kabul ettikleri halde tekrar “kelle vergisi” ödemeye başlamaları istenen mühtediler arasında şiddetli bir kızgınlık doğurdu. Müslüman Arap kardeşlerin -teoride onlarla eşittiler- neden bu vergiden muaf tutulduklarını anlayamıyorlardı. Bunların bazıları için, bu vergi muafiyeti İslam'ı kabul etmek için birinci sebebi teşkiletmişti. Ayrıca, Arapların yanında savaşmışlar ve daha az mükafat almışlardı. Bir kısmı bu yeni inançlarından irtidat ettiler, fakat kendilerini başka bir durumda buldular, çünkü irtidadın cezası ölümdü.
İranlı mühtediler o kadar öfkelenmişlerdi ki, daha 15 yıl önce Kuteybe'nin ordusunda İslam için savaştıkları geleneksel düşmanları Türklerden bile yardım istemeye hazırdılar. Horasan'da Araplara karşı şiddetli bir ayaklanma çıktı ve Faxartes'in ötelerinden gelen kuvvetli bir Türk ordusu da isyancılara katıldı. Araplar kendilerini, bütün Maveraünnehir bölgesinin kontrolünü isyancılara ve bunların müttefiki Hakan veya yüce Han komutasındaki Türkler'e kaptırmış olarak, aşırı derecede tehlikeli bir şekilde kuşatılmış buldular.