Salvo
Kayıtlı Üye
Irak'ta Muhtar İsyanı
680'deki Kerbela katli******* beri, Irak'ta, özellikle de Kufe'de, o melun gün Hz. Hüseyin ve ailesini terketmelerinden dolayı duydukları pişmanlıkla kahrolan Şiiler, kalabalık bir kitle olmuşlardı. Yezid’in ölümünden sonra Şam'daki hükümet Doğu vilayetlerinin kontrolünü kaybedince, bunlar Hz. Hüseyin'in katilleri ve katliamın sorumlularından öç alınacağına yemin ederek, “Tövbekarlar” sloganıyla ayaklandılar.
Mervan iktidarının (684-5) sonuna doğru Şiiler, 16.000 kişilik bir güçle Kerbela'da şehid edilen Hz. Hüseyin'in mezarı etrafında, yüksek bir dini intikam atmosferiyle yüklenmiş olarak toplandılarve Şam'daki Emevilerden intikamlarını almak üzere, yoğun bir tutkuyla yola çıktılar. Her ne kadar Irak, Şam'a muhalefet ederek Abdullah'ı tanıyan bölgelerden birisi olsa da, Abdullah ile Tövbekarlar arasında, ortak düşmanları Mervan'a karşı birlikte bir saldırı yapma zemini oluşmamıştı. Abdullah halifelik için savaşırken, onlar, günahlarından kurtulmak ve Hz. Hüseyin'in kanının intikamını almak için şehitlik arzuluyorlardı. Savaş alanındaki mükemmel ihlas ve yiğitliklerine rağmen, çabalarını koordine edecek kabiliyetli bir liderin olmamasının acısını çektiler. Kuvvetli ve talimli Suriye ordusu karşısında, üst Fırat boylarında Ayn el-Verda denilen bir yerde neredeyse yok oldular, bozguna uğrayan kalanlar ise Kufe'ye geri çekildiler.
Sonradan, aynı yıl içerisinde (685), Taifli birisi olan Muhtar ibni Ebu Ubeyd adında bir siyasi maceraperestin şahsında liderlerini buldular. Muhtar, hayatta kalan Kufeli Şiileri, dahiyane liderliği ve “Hüseyin'in intikamı” sloganıyla, etrafında topladı, aniden baş kaldırdı ve Abdullah'ın atadığı valiyi görevinden alarak beklenmedik bir şekilde şehri eline geçirdi. Şiilerin Kufe'de azınlık olmasına rağmen, olayların akışındaki dramatik değişme, Muhtar'a, pozisyonunu güçlendirecek önemli ve kuvvetli bir üs sağladı. Yaptığı ihtilalden sonra, Kufelileri kazanmak için, onlarla uzlaşmayı denedi fakat bunda başarılı olamayınca, tavırları tamamen değişti; “İntikam alıcı” Muhtar, sistematik bir şekilde, Hz. Hüseyin'in halen hayatta olan katillerini avlamaya başladı ve bunları, Şiileri memnun etmek için, en intikamcı bir şekilde öldürdü. Daha önceden Abdullah'ın etkisi altında olan bölgeleri de ele geçirerek, kısa sürede Irak ve Kuzey İran'ın büyük bir bölümünü kontrolü altına aldı. Böylece imparatorluk, Suriye ve Mısır'ı elinde tutan Abdul Melik, artık sadece Basra ve Arabistan'ı kontrolünde tutan Abdullah ve yeni rakipleri Muhtar arasında üçe bölünmüş oldu.
680'deki Kerbela katli******* beri, Irak'ta, özellikle de Kufe'de, o melun gün Hz. Hüseyin ve ailesini terketmelerinden dolayı duydukları pişmanlıkla kahrolan Şiiler, kalabalık bir kitle olmuşlardı. Yezid’in ölümünden sonra Şam'daki hükümet Doğu vilayetlerinin kontrolünü kaybedince, bunlar Hz. Hüseyin'in katilleri ve katliamın sorumlularından öç alınacağına yemin ederek, “Tövbekarlar” sloganıyla ayaklandılar.
Mervan iktidarının (684-5) sonuna doğru Şiiler, 16.000 kişilik bir güçle Kerbela'da şehid edilen Hz. Hüseyin'in mezarı etrafında, yüksek bir dini intikam atmosferiyle yüklenmiş olarak toplandılarve Şam'daki Emevilerden intikamlarını almak üzere, yoğun bir tutkuyla yola çıktılar. Her ne kadar Irak, Şam'a muhalefet ederek Abdullah'ı tanıyan bölgelerden birisi olsa da, Abdullah ile Tövbekarlar arasında, ortak düşmanları Mervan'a karşı birlikte bir saldırı yapma zemini oluşmamıştı. Abdullah halifelik için savaşırken, onlar, günahlarından kurtulmak ve Hz. Hüseyin'in kanının intikamını almak için şehitlik arzuluyorlardı. Savaş alanındaki mükemmel ihlas ve yiğitliklerine rağmen, çabalarını koordine edecek kabiliyetli bir liderin olmamasının acısını çektiler. Kuvvetli ve talimli Suriye ordusu karşısında, üst Fırat boylarında Ayn el-Verda denilen bir yerde neredeyse yok oldular, bozguna uğrayan kalanlar ise Kufe'ye geri çekildiler.
Sonradan, aynı yıl içerisinde (685), Taifli birisi olan Muhtar ibni Ebu Ubeyd adında bir siyasi maceraperestin şahsında liderlerini buldular. Muhtar, hayatta kalan Kufeli Şiileri, dahiyane liderliği ve “Hüseyin'in intikamı” sloganıyla, etrafında topladı, aniden baş kaldırdı ve Abdullah'ın atadığı valiyi görevinden alarak beklenmedik bir şekilde şehri eline geçirdi. Şiilerin Kufe'de azınlık olmasına rağmen, olayların akışındaki dramatik değişme, Muhtar'a, pozisyonunu güçlendirecek önemli ve kuvvetli bir üs sağladı. Yaptığı ihtilalden sonra, Kufelileri kazanmak için, onlarla uzlaşmayı denedi fakat bunda başarılı olamayınca, tavırları tamamen değişti; “İntikam alıcı” Muhtar, sistematik bir şekilde, Hz. Hüseyin'in halen hayatta olan katillerini avlamaya başladı ve bunları, Şiileri memnun etmek için, en intikamcı bir şekilde öldürdü. Daha önceden Abdullah'ın etkisi altında olan bölgeleri de ele geçirerek, kısa sürede Irak ve Kuzey İran'ın büyük bir bölümünü kontrolü altına aldı. Böylece imparatorluk, Suriye ve Mısır'ı elinde tutan Abdul Melik, artık sadece Basra ve Arabistan'ı kontrolünde tutan Abdullah ve yeni rakipleri Muhtar arasında üçe bölünmüş oldu.