Salvo
Kayıtlı Üye
Değerli Kardeşimiz;
- Aslında, “hayvan” kelimesi, Arapça’da “canlı/hayat sahibi/ruh sahibi” demektir. “düşünen” kelimesi ise, “akıl-mantık sahibi varlık” anlamına gelir. Bu manada, Aristo mantığında, insana “düşünen hayvan” yani “düşünen ve akıl sahibi olan canlı” denilmiştir.
- Ancak, Kur’an’ın insana verdiği değer açısından konuya baktığımızda, insana “düşünen hayvan” demek, pek de uygun değildir. Çünkü insan, Allah’ın bin bir ismine mazhar, o’nun emir ve yasaklarını yeryüzünde tatbik eden, ahsen-i takvimde-yeryüzü halifesi olarak yaratılan, bütün varlıklardan daha üstün meziyetlerle donatılan bir varlıktır.
Türkçe açıklaması olan “düşünen veya konuşan hayvan” ifadesi, insanı anlatmaktan uzaktır. Çünkü insan, yalnız düşünen bir varlık değil, aynı zamanda tasavvur dünyası geniş, hayal manzarası sonsuz gibi, akıl mekanizmasına sahip, Melek/vahiy vasıtasıyla Allah ile iletişim kurabilen, ilhama mazhar, altıncı his ile farklı bir boyutta olan, denizde, karada, havada gezebilen ve bir açıdan bütün canlılara da nezaret eden bir zabittir. Hedefinde dünya ve ahiret hayatı bulunan insanı, basit bir canlı olarak algılamak elbette isabetli değildir.
- Aslında, “hayvan” kelimesi, Arapça’da “canlı/hayat sahibi/ruh sahibi” demektir. “düşünen” kelimesi ise, “akıl-mantık sahibi varlık” anlamına gelir. Bu manada, Aristo mantığında, insana “düşünen hayvan” yani “düşünen ve akıl sahibi olan canlı” denilmiştir.
- Ancak, Kur’an’ın insana verdiği değer açısından konuya baktığımızda, insana “düşünen hayvan” demek, pek de uygun değildir. Çünkü insan, Allah’ın bin bir ismine mazhar, o’nun emir ve yasaklarını yeryüzünde tatbik eden, ahsen-i takvimde-yeryüzü halifesi olarak yaratılan, bütün varlıklardan daha üstün meziyetlerle donatılan bir varlıktır.
Türkçe açıklaması olan “düşünen veya konuşan hayvan” ifadesi, insanı anlatmaktan uzaktır. Çünkü insan, yalnız düşünen bir varlık değil, aynı zamanda tasavvur dünyası geniş, hayal manzarası sonsuz gibi, akıl mekanizmasına sahip, Melek/vahiy vasıtasıyla Allah ile iletişim kurabilen, ilhama mazhar, altıncı his ile farklı bir boyutta olan, denizde, karada, havada gezebilen ve bir açıdan bütün canlılara da nezaret eden bir zabittir. Hedefinde dünya ve ahiret hayatı bulunan insanı, basit bir canlı olarak algılamak elbette isabetli değildir.