Salvo
Kayıtlı Üye
Himyeriler Ve Mainler
Hz. Peygamber (s.a.v.) dünyaya geldiğinde, Arap Yarımadası, birisi Kahtan (Eski Ahitte Joktan olarak da adlandırılır) diğeri de Hz. İbrahim'in oğlu, Hz. İsmail'in soyundan olduğunu iddia eden iki sülale tarafından mesken tutulmuştu. Eski dönemlerde birinci grubun vatanı Yemen, ikincisininki ise Hicaz idi. Seba ve çevresinde, Himyeri Krallığının tebası olarak yaşayan Güneyliler, Kahtan'tn soyundan olan Azd kabilesini, Azd'in çocuklarını oluşturuyorlardı. Bunlar, Yemeniler, Kahtaniler veya Himyeriler gibi değişik isimlerle anılmaktaydılar. Fakat asırların geçmesiyle, yarımadada önemli nüfus hareketleri oldu ve bu iki grup, bölgesel oiarak birbirine karıştı; Himyerilerin bir kısmı kuzeye göçtü ve zamanla, Mekke yakınlarındaki gibi Huzaa, Yesrib'te (Medine) Evs ve Hazrec ve Suriye'deki Kelb kabileleri gibi bu soydan olanların isimlerini taşıyan kollara ayrıldı. Bunlardan sonuncusu (Kelb); Emevilerle birlikte siyasi bir önem kazandı; üçüncü halife Hz. Osman'ın hanımı Naile ve Yezid'in hanımı ve annesi bu kabiledendi. Arabistan'daki İsmaili kabileleri, Maad olarak da adlandırılmaktaydı, fakat bunlar daha çok, Maad'ın torunu Mudar'dan dolayı Mudaritiler olarak da bilinmekteydi. Arap ırkının bu kuzey kolu, ülkenin diğer bölgelerine de dağılmıştı ve bunlardan birisi de Kuzey Suriye'ye yerleşen Kays kabilesiydi. Bazen bütün grup, bu kabilenin adını almıştır. Maad, Tufan'dan sonra, ibadet etmek için Kabe'yi yeniden inşa eden, Hz. İbrahim'in oğlu Hz. İsmail'in soyundan olan Adnan'ın oğlu idi. Hz. İbrahim, Kabe'yi inşa ederken Cebrail (a.s.) O'na Siyah Taşı getirdi. O zamandan sonra Kabe, Kureyş'ten önce sırasıyla Modharitler, Cürhümiler ve Kuzaalıların idaresinde bulundu. Kureyş, Maad'ın soyundan olduğunu iddia ederek, Hz. İsmail ile araları.nda bir bağ kurdu.
Hz. Peygamber (s.a.v.) dünyaya geldiğinde, Arap Yarımadası, birisi Kahtan (Eski Ahitte Joktan olarak da adlandırılır) diğeri de Hz. İbrahim'in oğlu, Hz. İsmail'in soyundan olduğunu iddia eden iki sülale tarafından mesken tutulmuştu. Eski dönemlerde birinci grubun vatanı Yemen, ikincisininki ise Hicaz idi. Seba ve çevresinde, Himyeri Krallığının tebası olarak yaşayan Güneyliler, Kahtan'tn soyundan olan Azd kabilesini, Azd'in çocuklarını oluşturuyorlardı. Bunlar, Yemeniler, Kahtaniler veya Himyeriler gibi değişik isimlerle anılmaktaydılar. Fakat asırların geçmesiyle, yarımadada önemli nüfus hareketleri oldu ve bu iki grup, bölgesel oiarak birbirine karıştı; Himyerilerin bir kısmı kuzeye göçtü ve zamanla, Mekke yakınlarındaki gibi Huzaa, Yesrib'te (Medine) Evs ve Hazrec ve Suriye'deki Kelb kabileleri gibi bu soydan olanların isimlerini taşıyan kollara ayrıldı. Bunlardan sonuncusu (Kelb); Emevilerle birlikte siyasi bir önem kazandı; üçüncü halife Hz. Osman'ın hanımı Naile ve Yezid'in hanımı ve annesi bu kabiledendi. Arabistan'daki İsmaili kabileleri, Maad olarak da adlandırılmaktaydı, fakat bunlar daha çok, Maad'ın torunu Mudar'dan dolayı Mudaritiler olarak da bilinmekteydi. Arap ırkının bu kuzey kolu, ülkenin diğer bölgelerine de dağılmıştı ve bunlardan birisi de Kuzey Suriye'ye yerleşen Kays kabilesiydi. Bazen bütün grup, bu kabilenin adını almıştır. Maad, Tufan'dan sonra, ibadet etmek için Kabe'yi yeniden inşa eden, Hz. İbrahim'in oğlu Hz. İsmail'in soyundan olan Adnan'ın oğlu idi. Hz. İbrahim, Kabe'yi inşa ederken Cebrail (a.s.) O'na Siyah Taşı getirdi. O zamandan sonra Kabe, Kureyş'ten önce sırasıyla Modharitler, Cürhümiler ve Kuzaalıların idaresinde bulundu. Kureyş, Maad'ın soyundan olduğunu iddia ederek, Hz. İsmail ile araları.nda bir bağ kurdu.