Görüyosun sen de. Kar yağıyor.. Usul usul tane tane.. Minik minik beyaz noktalar kapladı gökyüzünü. Aceleleri yok belli ki. Melekler yavaş yavaş indiriyor herbir taneyi yeryüzüne.. Yani bizim değişimizle "Romantik Kar" sardı heryanı yine...
Görüyosun sen de. Kar yağıyor..
Parmaklarımızı üşüten havanın inadına dondurma külahları ellerimizde. Dudaklarımıza her değişinde biraz daha morartan ve içimizi titreten dondurmalar. Kalbimizden taşan aşkın alevi içimizi de ısıtmaya yeterdi ellerimizi de..
Gönlümüzün güzelliği tebessümlere yansırdı. Çünkü orda biz vardık sevgimiz vardı. Ve asıl sadaka bu kadar sıcak tebessümler olmalıydı..
Hani kapıyı açıpta içeri girdiğimizde soğuktan kızarmış nerdeyse morarmaya yakın dudaklarının arasından ışıldayan bembeyaz dişlerin vardı ya gülümsediginde.. Gecelerimin vazgeçilmezleri yıldızlarımdı. Ve ıslak ıslak olmuş kipriklerinin arasından sanki benim gözlerime dokunan mavi gözlerin ay ışığımdı..
Ve herşeyinle güneşiydin dünyamın. Kış güneşimdin.. Üfleyerek ısıtmaya çalıştığın ellerim sıcacık nefesine hasret kaldı kumral güneşim..
Ama hala gülümseyebiliyorum senden kalan bir tebessümle. Ve senden sonra üşümüyorum da dünyanın güneşi bi gün sönse de benim güneşimin sönmeyeceğini bildiğimden herhalde... Fotoğraflarınla bile ısınabiliyorum.
İsyan da etmiyorum seni benden alana. "O'ndan geldik dönüş O'nadır" demiştin ya.. Kimbilir "Belki yarın belki yarından da yakın.."
Ama ayrılıkların ve acıların gerçek olduğu kadar vuslatlar ve mutluluklar da en az onlar kadar var..
Sabretmesini de öğrendim artık. Zor da olsa başardım. Ve sabrediyorum ekşitanem.. Senin bana değil ama benim sana döneceğim günü bekliyorum...
Görüyosun sen de. Kar yağıyor..
Parmaklarımızı üşüten havanın inadına dondurma külahları ellerimizde. Dudaklarımıza her değişinde biraz daha morartan ve içimizi titreten dondurmalar. Kalbimizden taşan aşkın alevi içimizi de ısıtmaya yeterdi ellerimizi de..
Gönlümüzün güzelliği tebessümlere yansırdı. Çünkü orda biz vardık sevgimiz vardı. Ve asıl sadaka bu kadar sıcak tebessümler olmalıydı..
Hani kapıyı açıpta içeri girdiğimizde soğuktan kızarmış nerdeyse morarmaya yakın dudaklarının arasından ışıldayan bembeyaz dişlerin vardı ya gülümsediginde.. Gecelerimin vazgeçilmezleri yıldızlarımdı. Ve ıslak ıslak olmuş kipriklerinin arasından sanki benim gözlerime dokunan mavi gözlerin ay ışığımdı..
Ve herşeyinle güneşiydin dünyamın. Kış güneşimdin.. Üfleyerek ısıtmaya çalıştığın ellerim sıcacık nefesine hasret kaldı kumral güneşim..
Ama hala gülümseyebiliyorum senden kalan bir tebessümle. Ve senden sonra üşümüyorum da dünyanın güneşi bi gün sönse de benim güneşimin sönmeyeceğini bildiğimden herhalde... Fotoğraflarınla bile ısınabiliyorum.
İsyan da etmiyorum seni benden alana. "O'ndan geldik dönüş O'nadır" demiştin ya.. Kimbilir "Belki yarın belki yarından da yakın.."
Ama ayrılıkların ve acıların gerçek olduğu kadar vuslatlar ve mutluluklar da en az onlar kadar var..
Sabretmesini de öğrendim artık. Zor da olsa başardım. Ve sabrediyorum ekşitanem.. Senin bana değil ama benim sana döneceğim günü bekliyorum...