Salvo
Kayıtlı Üye
950 Farabi'nin Ölümü
Aristocu ve neoplatonist filizof-ilahiyatçı Farabi (Latince: Alpharabius; tam adı: Muhammed bin Muhammed bin Tarhan bin Uzalağ el-Farabi) öldü. Türk anne-babadan, Maveraünnehir'de doğan Farabi, Bağdat'ta Hristiyan bir doktor ile Hristiyan bir tercümandan eğitim aldı. Hamdani hükümdarı Seffü'd-devle'nin (h. 945-67) davetini kabul ederek, bunu Halep'teki muhteşem sarayına gitti ve ölünceye kadar burada gözde oldu.
Dokuzuncu asırda, el-Kindi (ö.ykl. 873), ağırlıklı olarak Aristo felsefesini Arap dilinde tanıtan ve Yunan felsefesini İslam ile uyumlu hafe getirmeye çalışan ilk önemli alim olmuştu. Bu süreç, pek çok eserinde kendisinin de ifade ettiği gibi, esas olarak Aristo ve Eflatun'a (Platon) dayandırdığı ve kendisine “İkinci hoca” (birincisi Aristo idi) unvanını kazandıran felsefi sistemi ile Farabi tarafından sürdürüldü ve açıklandı. Farabi'nin felsefi fikirleri, onuncu asır Bağdat'ını, Aristocu eğitiminin Arapça mirasından beslendi. Yunan mirasını, Arapların bildiği şekilde alıp, bunun, Müslümanların boğuşmakta olduğu soruları cevaplamak için nasıl kullanılacağını gösterecek, İslam'a büyük bir hizmette bulundu. Aristo ve diğer Yunan filozoflarına yazdığı çok sayıda şerhin yanında, Farabi, siyaset, metafizik, tıp, matematik ve müzik konularıyla da ilgili, kapsamlı eserler yazdı. Eflatun'un Cumhuriyet'i ve Aristo'nun Siyasetinden esinlenerek yazdığı “Mükemmel Şehir” adlı kitabından, niye-rarşik bir organizma olarak insan vücuduna benzettiği model bir şehir tasvir etti. Mükemmel şehirde, yönetici, kalbe karşılık gelir ve kedisine, kademeli olarak her birisi kendi üstündekine hizmet eden memurları yardımcı olurlar. Amaç vatandaşların mutluluğudur ve idareci hem ahlaken, hem de ilmen mükemmeldir. Mükemmel Şehir, belki etik şehircilik -ideal şehir dini ve ahlaki temeller üzerine kurulmalı ve buradan fiziki içyapıya doğru genişlemelidir- olarak adlandırılabilecek bir denemedir. Kitap, Grek düşüncesinin, Müslümanlarca önce asimile edilip sonra geliştirilerek nasıl kendi silinmez damgalarıyla üstünün örîüldüğünün bir göstergesidir. Döneminin meşhur bir müzisyeni de olan Farabi, aynı zamanda en büyük Arap müzik teorisyeni olarak da kabul edilir.
Aristocu ve neoplatonist filizof-ilahiyatçı Farabi (Latince: Alpharabius; tam adı: Muhammed bin Muhammed bin Tarhan bin Uzalağ el-Farabi) öldü. Türk anne-babadan, Maveraünnehir'de doğan Farabi, Bağdat'ta Hristiyan bir doktor ile Hristiyan bir tercümandan eğitim aldı. Hamdani hükümdarı Seffü'd-devle'nin (h. 945-67) davetini kabul ederek, bunu Halep'teki muhteşem sarayına gitti ve ölünceye kadar burada gözde oldu.
Dokuzuncu asırda, el-Kindi (ö.ykl. 873), ağırlıklı olarak Aristo felsefesini Arap dilinde tanıtan ve Yunan felsefesini İslam ile uyumlu hafe getirmeye çalışan ilk önemli alim olmuştu. Bu süreç, pek çok eserinde kendisinin de ifade ettiği gibi, esas olarak Aristo ve Eflatun'a (Platon) dayandırdığı ve kendisine “İkinci hoca” (birincisi Aristo idi) unvanını kazandıran felsefi sistemi ile Farabi tarafından sürdürüldü ve açıklandı. Farabi'nin felsefi fikirleri, onuncu asır Bağdat'ını, Aristocu eğitiminin Arapça mirasından beslendi. Yunan mirasını, Arapların bildiği şekilde alıp, bunun, Müslümanların boğuşmakta olduğu soruları cevaplamak için nasıl kullanılacağını gösterecek, İslam'a büyük bir hizmette bulundu. Aristo ve diğer Yunan filozoflarına yazdığı çok sayıda şerhin yanında, Farabi, siyaset, metafizik, tıp, matematik ve müzik konularıyla da ilgili, kapsamlı eserler yazdı. Eflatun'un Cumhuriyet'i ve Aristo'nun Siyasetinden esinlenerek yazdığı “Mükemmel Şehir” adlı kitabından, niye-rarşik bir organizma olarak insan vücuduna benzettiği model bir şehir tasvir etti. Mükemmel şehirde, yönetici, kalbe karşılık gelir ve kedisine, kademeli olarak her birisi kendi üstündekine hizmet eden memurları yardımcı olurlar. Amaç vatandaşların mutluluğudur ve idareci hem ahlaken, hem de ilmen mükemmeldir. Mükemmel Şehir, belki etik şehircilik -ideal şehir dini ve ahlaki temeller üzerine kurulmalı ve buradan fiziki içyapıya doğru genişlemelidir- olarak adlandırılabilecek bir denemedir. Kitap, Grek düşüncesinin, Müslümanlarca önce asimile edilip sonra geliştirilerek nasıl kendi silinmez damgalarıyla üstünün örîüldüğünün bir göstergesidir. Döneminin meşhur bir müzisyeni de olan Farabi, aynı zamanda en büyük Arap müzik teorisyeni olarak da kabul edilir.