Salvo
Kayıtlı Üye
El-Buhari'nin Ölümü
Buhara'da doğan Arap alimi ve Müslüman aziz el-Buhari (tam adı Muhammed bin İsmail el-Jufi el-Buhari), Semerkand yakınlarında, 60 yaşında iken öldü. Sünnet, Kur'an-ı Kerim'den sonra, kanunların ikinci kaynağı olduğundan, yaygın olanlarının doğruluğu hayati önem taşımaktaydı. Çünkü bazı mezhebi ve siyasi görüşleri meşrulaştırmak için sünnet icat etme veya şüpheli rivayetlere başvurma yollarına teşebbüs edilmekteydi. Bu sünnetlerin doğruluğunu ispat etmek gibi zor bir görevi, el-Buhari, bu yıldırıcı vazifeyi başarmak için gerekli olan, tek amacı edinerek üzerine aldı. Güvenilir Hadisleri tapiamak için, 16 yıl boyunca yorulmak nedir bilmeden İslam Dünyasının her tarafını dolaştı. 600.000'den fazla Hadisi (şüphesiz bunlar arasında, pek çok tekrar ve aynı anlamda olan vardı) eleyerek ve tenkitçi bir şekilde değerlendirerek, bu geniş külliyeti gayretle sadece 7.000'den biraz fazla Hadis içeren bir derleme haline getirdi. Vazifesini öyle büyük bir ciddiyet ve sorumluluk duygusu içinde yapıyordu ki, bir hadisi yazmaya başlamadan önce abdest alır ve namaz kılardı. Yaptığı derleme es-Sahih (“hakiki” ya da “otantik” anlamında) unvanıyla şereflendirildi ve halen belli başlı tefsirlerden sayılır. Eser sadece, tam bir itimat kazanmakla kalmamış, aynı zamanda büyük bir itibar kazanarak, kendisinden sonra islam ile ilgili bütün eserlere kaynak olmuştur ve olmaktadır.
El-Buhari'nin mezarı Semerkand'dadır.
Bir Hadis'in aslına uygunluğu ve değeri hakkında Hz. Peygamber'in (s.a.v.) kendisine kadar uzanan, her birinin inanıhrhğı iyice incelenen isnadı ile (raviler zinciri) hüküm veriliyordu. Her Hadis “salih”, “mevzu” ve “zayıf” olarak belirleniyordu. Altı “sahih” Hadis kitabının içerisinde Buhari'ninki ilktir ve müslümanlar arasında, hüküm vermede Kur'andan sonra geldiği kabul edilir. Müslim bin el-Haccac'ın (ö. 875) Sahih'i, Buhari'ninkine en yakın olanıdır. Diğer dört Hadis kitab da İbn-i Mace (ö. 886), Ebu Davud (ö. 888), el-Tirmizi (ö. 982), el-Nesei (ö. 916) tarafından hazırlananlardır. Sünniler bu altı kitaba uyarlar.
Şiiler, Hadisleri kendi bakış açılarıyla ele almışlar ve sadece Hz. Ali ve taraftarlarının rivayet ettiklerini güvenilir kabul etmişlerdir. Bu sebeple de kendilerine has bir sünnet anlayışları ve sırasıyla Muhammed bir Yakub el Kuluni (ö. 939) Ali bin Babuya et-Kammi (ö. 991), Muhammed el-Tusi (ö. 1067-iki tane) ve Ali bin Tahir el-Şerif el-Murtaza (ö. 1044) tarafından hazırlanan beş Hadis kitapları vardır (bunlara özellikle hürmet gösterirler.)
Bazı Avrupalılar bu kitaplardan 'canonica' (dini esaslara ait; kabul edilmiş) diye bahsederler. Fakat İslam'da hiç kimse, Hıristiyanlıktaki birleşik kilise konseylerinin yaptığı gibi, dini meselelerde kanun koyma yetkisine sahip olmadığından, bu yanlıştır.
Buhara'da doğan Arap alimi ve Müslüman aziz el-Buhari (tam adı Muhammed bin İsmail el-Jufi el-Buhari), Semerkand yakınlarında, 60 yaşında iken öldü. Sünnet, Kur'an-ı Kerim'den sonra, kanunların ikinci kaynağı olduğundan, yaygın olanlarının doğruluğu hayati önem taşımaktaydı. Çünkü bazı mezhebi ve siyasi görüşleri meşrulaştırmak için sünnet icat etme veya şüpheli rivayetlere başvurma yollarına teşebbüs edilmekteydi. Bu sünnetlerin doğruluğunu ispat etmek gibi zor bir görevi, el-Buhari, bu yıldırıcı vazifeyi başarmak için gerekli olan, tek amacı edinerek üzerine aldı. Güvenilir Hadisleri tapiamak için, 16 yıl boyunca yorulmak nedir bilmeden İslam Dünyasının her tarafını dolaştı. 600.000'den fazla Hadisi (şüphesiz bunlar arasında, pek çok tekrar ve aynı anlamda olan vardı) eleyerek ve tenkitçi bir şekilde değerlendirerek, bu geniş külliyeti gayretle sadece 7.000'den biraz fazla Hadis içeren bir derleme haline getirdi. Vazifesini öyle büyük bir ciddiyet ve sorumluluk duygusu içinde yapıyordu ki, bir hadisi yazmaya başlamadan önce abdest alır ve namaz kılardı. Yaptığı derleme es-Sahih (“hakiki” ya da “otantik” anlamında) unvanıyla şereflendirildi ve halen belli başlı tefsirlerden sayılır. Eser sadece, tam bir itimat kazanmakla kalmamış, aynı zamanda büyük bir itibar kazanarak, kendisinden sonra islam ile ilgili bütün eserlere kaynak olmuştur ve olmaktadır.
El-Buhari'nin mezarı Semerkand'dadır.
Bir Hadis'in aslına uygunluğu ve değeri hakkında Hz. Peygamber'in (s.a.v.) kendisine kadar uzanan, her birinin inanıhrhğı iyice incelenen isnadı ile (raviler zinciri) hüküm veriliyordu. Her Hadis “salih”, “mevzu” ve “zayıf” olarak belirleniyordu. Altı “sahih” Hadis kitabının içerisinde Buhari'ninki ilktir ve müslümanlar arasında, hüküm vermede Kur'andan sonra geldiği kabul edilir. Müslim bin el-Haccac'ın (ö. 875) Sahih'i, Buhari'ninkine en yakın olanıdır. Diğer dört Hadis kitab da İbn-i Mace (ö. 886), Ebu Davud (ö. 888), el-Tirmizi (ö. 982), el-Nesei (ö. 916) tarafından hazırlananlardır. Sünniler bu altı kitaba uyarlar.
Şiiler, Hadisleri kendi bakış açılarıyla ele almışlar ve sadece Hz. Ali ve taraftarlarının rivayet ettiklerini güvenilir kabul etmişlerdir. Bu sebeple de kendilerine has bir sünnet anlayışları ve sırasıyla Muhammed bir Yakub el Kuluni (ö. 939) Ali bin Babuya et-Kammi (ö. 991), Muhammed el-Tusi (ö. 1067-iki tane) ve Ali bin Tahir el-Şerif el-Murtaza (ö. 1044) tarafından hazırlanan beş Hadis kitapları vardır (bunlara özellikle hürmet gösterirler.)
Bazı Avrupalılar bu kitaplardan 'canonica' (dini esaslara ait; kabul edilmiş) diye bahsederler. Fakat İslam'da hiç kimse, Hıristiyanlıktaki birleşik kilise konseylerinin yaptığı gibi, dini meselelerde kanun koyma yetkisine sahip olmadığından, bu yanlıştır.