Çocuğunuz, geceleri ağlatan bir ağrıyla uyanıp gündüz düzeliyorsa romatizması olabilir. Bu durumda büyüme ağrılarından şüphelenin. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Huri Özdoğan, iltihaplı romatizmaların azdığı dönemde çocukta gelişmenin yavaşladığını söylüyor.
Çocuklarda gerçekten romatizmal hastalıklar görülür mü?
Her yaşta görülen romatizmal hastalıklar olduğu gibi sadece belli yaşların hastalıkları da vardır. Bundan çocuklar hatta bebekler bile nasibini alıyor. Yine de çocuk romatizmal hastalıkları sıklık açısından erişkin yaşlara oranla çok daha azdır.
Çocuklarda görülen türler neler?
Erişkinlerdeki gibi iltihapsız ve iltihaplı romatizmalar vardır. İltihapsız olanlar 'ağrı sendromları' başlığı altında toplanır:
Büyüme ağrıları: Özellikle 3-10 yaşlarıda daha sıktır. Çocuk sıklıkla bacak ya da kol ağrısından yakınır. Bazen onu ağlatacak kadar fazla olabilir. Genellikle gece ortaya çıkan ağrılardır, sabah hiçbir şey olmamış gibi ağrısız uyanır. Gün boyunca da rahatlıkla koşar, oynar. Ağrı anne ya da babanın o bölgeye masaj yapmasından sonra rahatlar. İltihaplı romatizmalarda ise kesinlikle elletmez. Çocuğunuzun büyüme ağrısı olup olmadığını böylece ayırt edebilirsiniz. Bunlar zamanla kaybolur ve ileri yaşlarda da ciddi sorunlara yol açmaz.
Fibromiyalji: Yetişkinlerde görülmesine rağmen başta ergenlik çağındaki kızlar olmak üzere çocuklarda da giderek daha sık görülüyor. Çocuk, yaygın kas-iskelet ağrılarından ve yorgunluktan yakınır. Muayenede yumuşak dokularda hassas ağrılı noktalar saptanır. Çocuğun uyku sorunları olabilir. Stresli dönemde yakınma artar ve okula devamını etkileyebilir.
Çok elastik bağ dokusu: Eklemleri çok elastik olan çocuklar vardır. Bunlar genellikle kızlardır. Avuçlarını eğilerek kolaylıkla yere bastırabilirler. Dirsekleri, el bilekleri, parmak eklemleri normalden daha fazla hareket edebilir. Bu çocuklarda da kol, bacak ağrıları olur. Gevşek bağ dokuları nedeniyle sık burkulmalar ortaya çıkar, nadiren eklemlerinde iltihapsız gelip geçici sıvı toplanabilir. Egzersizlerle bu dokuların güçlendirilmesi gerekir.
Psikojenik ağrılar: Bu çocukların genellikle 'her tarafları' ağrır. Fizik muayene ve laboratuvar testleri de normaldir. Fiziksel bir sorun olmadığı anlaşılınca çocuğa ve aileye durum anlatılmalı, gerekirse psikolojik destek verilmeli. Yoksa aileler doktor doktor dolaşmaya devam eder.
Omurga eğrilikleri: Özellikle hızlı büyüme dönemlerinde omurgada bazı eğrilikler ortaya çıkabilir. Çok şiddetli ağrı yapmadığı için geç fark edilebilir. Ya-na olan eğriliklere skolyoz, arkaya doğru olanlara ise kifoz diyoruz. Erken fark edilip gerekirse korse kullanmak ve yoğun egzersiz programlarıyla tedavi edilebilir. Hızla ilerleyen eğriliklerde cerrahi girişim gerekebilir.
Osteonekroz: Çocuklarda sık görülen bir ağrı nedeni. Doğumda kemik, daha çok kıkırdaktan oluşan, zamanla mineralize olup daha dayanıklı kemiğe dönüşen yumuşak bir dokudur. Bazı çocuklarda kemikleşmenin başladığı merkezlerde kan dolaşımı kaybolur ve ağrı ortaya çıkar. En sık diz altındaki kemiksi çıkıntıda, topukta, omurlarda ve kalçada görülür. Ciddi bir hastalık izlenimi uyandırsa da kalça ekleminin yaygın tutulumunun olmadığı durumlar dışında hastalık iyi sonuçlanır.
Çocuklarda sık görülen iltihaplı romatizmalar hangileridir?
Çocuklarda, erişkinlerde görülen iltihaplı romatizmaların neredeyse hepsini görmek mümkün (romatoid artrit, sistemik lupus eritematosus, skleroderma, vaskülitler, behçet hastalığı gibi). En sık görülenler akut eklem romatizması (akut romatizmal ateş), jüvenil romatoid artrit ve Ailesel Akdeniz Ateşi'dir (FMF).
Akut eklem romatizması ile kalp romatizması aynı hastalık mı?
Evet ikisi de aynı. Hastalığın en çok tuttuğu iki sistemi anlatıyor esasında. 70'li yıllardan önce hem ülkemizde hem de dünyada çok sık görülen bu hastalık herkesi ürkütmüş. Onun için günümüzde artık sıklığı azalmış olmasına rağmen eklem ağrısı olan her çocukta hekimler öncelikle bu hastalığı düşünürler hâlâ.
Bu romatizmada belirtiler nelerdir?
Genelde 5-12 yaşındaki çocuklarda görülür. Önce 'A grubu beta hemolitik streptokok' (aileler beta mikrobu der) adlı mikrobun yol açtığı ateş, boğaz ağrısı ve bademciklerin şişmesiyle ortaya çıkar. İzleyen günlerde gezici tarzda eklem ağrısı, şişmesi ve hareket kısıtlığı ortaya çıkar. Bir eklem düzelirken diğeri tutulur. Tedaviyle birkaç günde eklemler düzelir ve kalıcı bir bozukluğa yol açmaz. Esas sorun hastaların bir kısmında ortaya çıkan kalp kapağı, kalp kası ya da kalp zarı iltihabıdır. Eklem tutulması olmadan da doğrudan kalp hastalanabilir. Hastalığa bağlı deri döküntüleri ve istemsiz hareketler olabilir.
Tedavisi var mı?
Elbette. Klasik olarak Aspirin, penisilin ve kalp tutulması varsa kortizon tedavisi uygulanır. En dikkat edilmesi gereken nokta hastanın yeniden aynı mikrop tarafından hastalanmasının engellenmesidir. Bu nedenle kalp tutulması olmayanlarda daha kısa, olanlarda ise daha uzun süreli aylık penisilin iğneleriyle koruma yapılır.
Korunmak için ne yapılabilir?
Kalabalık yerlerde yaşamak (kalabalık küçük evler, yatılı okul, kışla gibi) ile hastalık sıklığı arasında ilişki var. Hijyen koşullarına uyulması da çok önemli.
Çocuklarda gerçekten romatizmal hastalıklar görülür mü?
Her yaşta görülen romatizmal hastalıklar olduğu gibi sadece belli yaşların hastalıkları da vardır. Bundan çocuklar hatta bebekler bile nasibini alıyor. Yine de çocuk romatizmal hastalıkları sıklık açısından erişkin yaşlara oranla çok daha azdır.
Çocuklarda görülen türler neler?
Erişkinlerdeki gibi iltihapsız ve iltihaplı romatizmalar vardır. İltihapsız olanlar 'ağrı sendromları' başlığı altında toplanır:
Büyüme ağrıları: Özellikle 3-10 yaşlarıda daha sıktır. Çocuk sıklıkla bacak ya da kol ağrısından yakınır. Bazen onu ağlatacak kadar fazla olabilir. Genellikle gece ortaya çıkan ağrılardır, sabah hiçbir şey olmamış gibi ağrısız uyanır. Gün boyunca da rahatlıkla koşar, oynar. Ağrı anne ya da babanın o bölgeye masaj yapmasından sonra rahatlar. İltihaplı romatizmalarda ise kesinlikle elletmez. Çocuğunuzun büyüme ağrısı olup olmadığını böylece ayırt edebilirsiniz. Bunlar zamanla kaybolur ve ileri yaşlarda da ciddi sorunlara yol açmaz.
Fibromiyalji: Yetişkinlerde görülmesine rağmen başta ergenlik çağındaki kızlar olmak üzere çocuklarda da giderek daha sık görülüyor. Çocuk, yaygın kas-iskelet ağrılarından ve yorgunluktan yakınır. Muayenede yumuşak dokularda hassas ağrılı noktalar saptanır. Çocuğun uyku sorunları olabilir. Stresli dönemde yakınma artar ve okula devamını etkileyebilir.
Çok elastik bağ dokusu: Eklemleri çok elastik olan çocuklar vardır. Bunlar genellikle kızlardır. Avuçlarını eğilerek kolaylıkla yere bastırabilirler. Dirsekleri, el bilekleri, parmak eklemleri normalden daha fazla hareket edebilir. Bu çocuklarda da kol, bacak ağrıları olur. Gevşek bağ dokuları nedeniyle sık burkulmalar ortaya çıkar, nadiren eklemlerinde iltihapsız gelip geçici sıvı toplanabilir. Egzersizlerle bu dokuların güçlendirilmesi gerekir.
Psikojenik ağrılar: Bu çocukların genellikle 'her tarafları' ağrır. Fizik muayene ve laboratuvar testleri de normaldir. Fiziksel bir sorun olmadığı anlaşılınca çocuğa ve aileye durum anlatılmalı, gerekirse psikolojik destek verilmeli. Yoksa aileler doktor doktor dolaşmaya devam eder.
Omurga eğrilikleri: Özellikle hızlı büyüme dönemlerinde omurgada bazı eğrilikler ortaya çıkabilir. Çok şiddetli ağrı yapmadığı için geç fark edilebilir. Ya-na olan eğriliklere skolyoz, arkaya doğru olanlara ise kifoz diyoruz. Erken fark edilip gerekirse korse kullanmak ve yoğun egzersiz programlarıyla tedavi edilebilir. Hızla ilerleyen eğriliklerde cerrahi girişim gerekebilir.
Osteonekroz: Çocuklarda sık görülen bir ağrı nedeni. Doğumda kemik, daha çok kıkırdaktan oluşan, zamanla mineralize olup daha dayanıklı kemiğe dönüşen yumuşak bir dokudur. Bazı çocuklarda kemikleşmenin başladığı merkezlerde kan dolaşımı kaybolur ve ağrı ortaya çıkar. En sık diz altındaki kemiksi çıkıntıda, topukta, omurlarda ve kalçada görülür. Ciddi bir hastalık izlenimi uyandırsa da kalça ekleminin yaygın tutulumunun olmadığı durumlar dışında hastalık iyi sonuçlanır.
Çocuklarda sık görülen iltihaplı romatizmalar hangileridir?
Çocuklarda, erişkinlerde görülen iltihaplı romatizmaların neredeyse hepsini görmek mümkün (romatoid artrit, sistemik lupus eritematosus, skleroderma, vaskülitler, behçet hastalığı gibi). En sık görülenler akut eklem romatizması (akut romatizmal ateş), jüvenil romatoid artrit ve Ailesel Akdeniz Ateşi'dir (FMF).
Akut eklem romatizması ile kalp romatizması aynı hastalık mı?
Evet ikisi de aynı. Hastalığın en çok tuttuğu iki sistemi anlatıyor esasında. 70'li yıllardan önce hem ülkemizde hem de dünyada çok sık görülen bu hastalık herkesi ürkütmüş. Onun için günümüzde artık sıklığı azalmış olmasına rağmen eklem ağrısı olan her çocukta hekimler öncelikle bu hastalığı düşünürler hâlâ.
Bu romatizmada belirtiler nelerdir?
Genelde 5-12 yaşındaki çocuklarda görülür. Önce 'A grubu beta hemolitik streptokok' (aileler beta mikrobu der) adlı mikrobun yol açtığı ateş, boğaz ağrısı ve bademciklerin şişmesiyle ortaya çıkar. İzleyen günlerde gezici tarzda eklem ağrısı, şişmesi ve hareket kısıtlığı ortaya çıkar. Bir eklem düzelirken diğeri tutulur. Tedaviyle birkaç günde eklemler düzelir ve kalıcı bir bozukluğa yol açmaz. Esas sorun hastaların bir kısmında ortaya çıkan kalp kapağı, kalp kası ya da kalp zarı iltihabıdır. Eklem tutulması olmadan da doğrudan kalp hastalanabilir. Hastalığa bağlı deri döküntüleri ve istemsiz hareketler olabilir.
Tedavisi var mı?
Elbette. Klasik olarak Aspirin, penisilin ve kalp tutulması varsa kortizon tedavisi uygulanır. En dikkat edilmesi gereken nokta hastanın yeniden aynı mikrop tarafından hastalanmasının engellenmesidir. Bu nedenle kalp tutulması olmayanlarda daha kısa, olanlarda ise daha uzun süreli aylık penisilin iğneleriyle koruma yapılır.
Korunmak için ne yapılabilir?
Kalabalık yerlerde yaşamak (kalabalık küçük evler, yatılı okul, kışla gibi) ile hastalık sıklığı arasında ilişki var. Hijyen koşullarına uyulması da çok önemli.