Bir şişe aşk “aç” bana

bal_böceği

€q0iSt
Prenses
Kayıtlı Üye
Kendi sessizliğine gün gelip isyan etti !

Fısıldadığı cümle…

- haydi gidip de şurdan iç içe oturalım
- içe içe sohbetle kadehi parlatalım

kıramadım tabiî ki yürek kendi yüreğim
kadeh dahi kırmazken kırar mıyım kalbimi…

ve ne kadar zamandır bakmayı unutmuşum
daha birkaç yıl önce stil giyen kendime…
kıyafetim özensiz kifayetim düzensiz
sakallarım uzamış
beyazı siyahtan çok yarış edercesine

kalmamış gözün feri yârim gidesi beri
Saçlarım da uzamış türkü söylercesine
“uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece”

Uzamalıyız artık… yürekli gecelere

Velhasıl nice sonra…
“netice’yi” sermişiz “tahta” bir iskemleye

............. ( ne gariptir bu tahta )
............. Birbirine çakılır insan dinlensin diye
............. Otursan dinlenirsin
............. dinlenirsin ebedi… içinde götürürse !

(neyse uzatmayalım…)

“neticemiz” tahtada masada dirseğimiz
atmışız sağ tarafa bakire sayfaları
hele kadeh parlasın
taciz edecek elbet
cebimizdeki kalem taa ki boşalana dek…

Menfaatle yüklenmiş zoraki gülüşüyle
( bahşiş gülüşlü garson )
gelip gölge yapıyor tepeme teyellenip
“kirli beyaz bir gömlek lastiği sarkmış papyon”

- Hoşgeldiniz efendim… ne arzu ederdiniz ?

.............. Nereden bilecek ki hoş gelemediğimi

gözde aynı ifade boncuk terler alında


............. Alın da siparişi mutfağa dönün desem
............. sahte tebessümünle …
............. “La havle en iyisi !”


Getir dedim ne varsa
kâğıtların soluna
boş kalan yerlere ser-soframı donat git/sin
haa bir de unutmadan…
en acı meze neyse gelirken ondan getir
gitsin tenden içeri sınayalım bakalım
meze mi daha acı yoksa yürekteki mi ?
hangisi diğerini daha fazla yakacak ?

kadehe dokunmadan el kaleme gidiyor
bakire sayfaları tavlamak ister gibi…
tabaklar yavaş yavaş masama diziliyor
dizelenirken sayfam…

- ne içmek istersiniz diyen ses’le irkildim !

Ulan… git mahzenine tıpası açılmamış
tıpatıp bir aşk getir !

anlamı anlamayan bön bön ifadesiyle
buyur anlayamadım
dercesine
gözleri
gözlerimde donuyor…

Ulan… canımı sıkıp
“bahşişine susama”
sus ama… biraz anla
tirbuşonu takıp ta mantarı çektiğinde
çektiğime benzemez !
yalnızca aşk sızdıran bir şişe getir bana

ve yine anlamıyor…

Bulursan a’ha da söz…
sana bahşiş olarak yürek cebimde saklı
birkaç bozuk aşk bulup giderken vereceğim
ister bozdurup harca istersen bozdurmadan !

Üzüm babadan olma ana/sonlardan doğma
buzlu sek mey’i getir
ve… “ney” üfleyen varsa beraberinde gelsin…

adisyonu yazarken sayfama göz atıyor
- abi yazın çok güzel…
demesiyle birlikte
diliyle dokunuyor öfkemin tetiğine !

gözü gözüne dikip küfür savurmaktansa
yutkunmayı seçerek sakin bir ses tonuyla

- demek yazı’m güzel haa ?

............. lakin ne yaz’ım güzel geçti ne ardındaki kış’ım


o zaman söyle bana…
kendinin yazgısını yazamayan bir elin
içinde kalemiyle boş kâğıdın üstünde
harfleri dans ettirse kime ne faydası var ?

neydik ne hâl’e geldik…
kılık tenime kırgın kıyafetse üstüme
jiletse kaç ay oldu sakaldan boşanalı
aynaysa yâr misali sırtını döner oldu
“dönmez oldu gidenler !”

bir satır yazmadık ya… aşk’tan cümleler kurup
sanki bendeki aşk’ı sayfa belgeleyecek
say ki; yazma özrüm var…
bilindik alfabeyle aşkı gözüme yazdım
gitmeden son bir defa bakıp okusaydı ya !
dokusaydı ya aşkın her harfini ruhuma
dokunsaydı…
ruhumda açtığı deliklere
veda parmaklarıyla
kimseler bilemiyor
o deliklerden tüten en yanık ezgilerde
ney’i kıskandıracak ve hatta neyzenini
yüreğin bestesine “kaç” neyzen ağlayacak

Anlamaya çalışma anlamaz ifadenle
Anlaşılsaydı/m şayet gitmeden “o” anlardı !

İyisi mi…
git şurdan parlak ve kromajlı
tirbuşonla beraber
henüz parlatılmamış hatta dokunulmamış
bir şişe aşk “aç” bana


çünkü en az ben kadar bilirim… aşk “aç” bana
 
bayigram takipçi satın al instagram beğeni satın al instagram takipçi satın al tiktok takipçi satın al Buy Followers bugün haber
bypuff
Geri
Üst