Salvo
Kayıtlı Üye
702 Berberiler Üzerindeki Kahine’nin Gaddarlığı
Romalılar, 698'de, Hasan bin Numan komutasındaki bir ordu tarafından Kuzey Afrika'dan çıkarılmış ve Araplar artık sadece bölgenin yerlisi olan Berberilerle karşı karşıya kalmışlardı. Fakat durum her iki tarafta da değişti. Atlas'taki yabani bir Berberi kabilesi olan Zenata, Kahine veya peygamber olarak bilinen cesur ve kahraman bir kadının liderliğini kabul etti. Bu kadının tabiatüstü vasıflara sahip olduğu sanılıyordu ve halkı kendisine kayıtsız şartsız itaat ediyordu. Öbür taraftan Araplar da, Halifenin gönderdiği ve yine bölgedeki seferler hakkında tecrübeli bir komutan olan Hasan bin Numan'ın emrine verilen bir ordu tarafından, sıkı bir şekilde destekleniyorlardı. Başlangıçta Kahine, saldırganları bölgesinden çıkararak önemli bir başarı elde etmişti, fakat yeni orduyla savaşmayı göze alamadı. Hasan'ın ilerlemesini önlemek ve onu asıl cezbeden şey olan, kendi elinde bulunan şehirlerin zenginliğinden mahrum etmek için verdiği çılgınca bir kararla, emri altında bulunan bütün ülkenin harabeye çevrilmesini emretti. Kartaca'nın 80 mil Batısında, Tabarka denilen bir kıyı bölgesinde, şiddetli bir savaş oldu ve Kahine yenilerek, öldürüldü. Bu dişi Berberi aslanının taraflarının yaptığı tahribat ve vahşilik hiç bir işe yaramadı; hatta Hasan, her şeyi yıkma siyasetinden dolayı sıkıntı çeken, bir zamanların zengin şehirlerinin halkı, Hasan'ı bir kurtarıcı olarak selamladı ve onun ustaca siyaseti sayesinde, kalan Rumların direniş hareketine karşı birleşti. Böylece, peşpeşe zaferler ve yenilgilerle geçen 30 yıldan sonra, Berberiler pasifize edildiler.
Romalılar, 698'de, Hasan bin Numan komutasındaki bir ordu tarafından Kuzey Afrika'dan çıkarılmış ve Araplar artık sadece bölgenin yerlisi olan Berberilerle karşı karşıya kalmışlardı. Fakat durum her iki tarafta da değişti. Atlas'taki yabani bir Berberi kabilesi olan Zenata, Kahine veya peygamber olarak bilinen cesur ve kahraman bir kadının liderliğini kabul etti. Bu kadının tabiatüstü vasıflara sahip olduğu sanılıyordu ve halkı kendisine kayıtsız şartsız itaat ediyordu. Öbür taraftan Araplar da, Halifenin gönderdiği ve yine bölgedeki seferler hakkında tecrübeli bir komutan olan Hasan bin Numan'ın emrine verilen bir ordu tarafından, sıkı bir şekilde destekleniyorlardı. Başlangıçta Kahine, saldırganları bölgesinden çıkararak önemli bir başarı elde etmişti, fakat yeni orduyla savaşmayı göze alamadı. Hasan'ın ilerlemesini önlemek ve onu asıl cezbeden şey olan, kendi elinde bulunan şehirlerin zenginliğinden mahrum etmek için verdiği çılgınca bir kararla, emri altında bulunan bütün ülkenin harabeye çevrilmesini emretti. Kartaca'nın 80 mil Batısında, Tabarka denilen bir kıyı bölgesinde, şiddetli bir savaş oldu ve Kahine yenilerek, öldürüldü. Bu dişi Berberi aslanının taraflarının yaptığı tahribat ve vahşilik hiç bir işe yaramadı; hatta Hasan, her şeyi yıkma siyasetinden dolayı sıkıntı çeken, bir zamanların zengin şehirlerinin halkı, Hasan'ı bir kurtarıcı olarak selamladı ve onun ustaca siyaseti sayesinde, kalan Rumların direniş hareketine karşı birleşti. Böylece, peşpeşe zaferler ve yenilgilerle geçen 30 yıldan sonra, Berberiler pasifize edildiler.